Üye Girişi





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Menü
Anasayfa
Hamşioğulları Kimdir?
İletişim
Forum
Arama
Duyurular ve Yazılar
Şiir Köşesi
Ziyaretçi Defteri
Artvin Videoları
Resim Galerisi
Zekeriya Hamşioğlu
Zafer Şenol
Sevgi Hamşioğlu
Önemli Bağlantılar
Atatürk Köşesi
Dost Siteler
Mehmetçik TV
Önce Vatan Gazetesi
Şehitlerimiz ve Gazilerimiz
Radyo Artvin' i Dinleyin
Köşe Yazarlarımız
Zekeriya Hamşioğlu
 
TEŞEKKÜR
 
Diğer Yazıları
Zafer Şenol
 
KADİR ŞİNAS ŞAVŞAT HALKINA TARİHTEN BİR GERÇEK SUNUYORUM.
 
Diğer Yazıları
Sevgi Hamşioğlu
 
SESSİZ HALK
 
Diğer Yazıları
Kimler Sitede
Şuanda 6 misafir ve 2 üye bağlı
  • Kıpçak
  • Zafer ŞENOL
Reklam Alanı

Memleketimiz

KADİR ŞİNAS ŞAVŞAT HALKINA TARİHTEN BİR GERÇEK SUNUYORUM. PDF Yazdır E-posta
Yazar Zafer Şenol   

SÖĞÜTLÜ OKULUNUN KISACA TARİHÇESİNİ OKUDUM.

BU YAZIYI KALEME ALAN OKUL MÜDÜRÜMÜZ SAYIN; HALİL DEMİR BEY’İN DİKKATİNE SUNAR EĞİTİM VE ÖĞRETİMİNDE BAŞARILAR DİLERİM.

Şavşat İlçesinde Okul ilk kez Kaymakam Hamşioğlu Nuri Beyin İlia Çavcavadze'ye 1883 tarihinde Batum'a yazdığı mektupta Okul ve Öğretmen için gerekli bina ve donanımını karşılıksız olarak Hamşıoğulları mekanında sağlamış 80 kadar öğrenci toplamış ve bunlar arasında fakir ve öksüzlerin geçimini bizzat kendinin temin ettiğini yazmış olduğu eldeki mevcut belgeden ( vesikadan da ) anlaşılan Söğütlü Mahallesinde ( Satlel’ de ) açılmıştır.

Gürcistandan atanan Müderris MALAKİ ÇİKOGİDZE dir. Özellikle bu okulun yeri kaç metrekare olduğunu tapu kayıtlarında rastlayamayız. Anlaşılacağı gibi Tapulardan istediğin bilgiyi elde etme imkanımız maalesef yoktur. Yangına mahruz kalmıştır Aksi halde ortaya çıkması gerekirdi.

Burada bu soya karşı zihniyeti bozuk sözde değil gerçek tarihçi araştırmacılara görev düşmektedir. Eğer onlarla bir münasebetiniz olmazsa işte o zaman karşınıza kimler çıkacak ne gibi zorluklarla karşılaşacağınızı görürsünüz.

Bu satlel de bağışlanan okulun yeri neresidir. Önce o yeri bulsunlar.

Yani okulun yerine ayrıca ilaveten alıanan yerler var. Artık bunlardan gözümüz korktu. Çünkü bu soy üzerinden rahatsız olanlar ilgili yerlerde hukuki olarak da Makamı ve mevkileri etkileyebilecek gücleri vardır Ama bizlerin yoktur.

Hakimde mecburen onlardan alabileceği bilgi ve belgeye göre hareket etmek zorundadır. Artık Hukuk onlardan işlevini görür . Elden birşey gelmez.. Şavşat halkı da en azından Rusların, Gürcülerin hatta Ermenilerin kaynaklarındaki bilgileri kadar bunlarda bilsinler bir gün lazım olacak. Onlar bu bölge üzerinde dünyada faaliyet gösteriyorlar.

Soruşturma sonucunda Tapudan ilgli makamlara verdikleri bilgilerinde Maliye Hazinesine ait olduğunu ve Tapuda yaptıkları araştırmalarına göre 8.11. 1961 tarih ve 961 / 138 Şavşat Asliye hukuk hakimliğinin kesinleşmiş kararile belediye adına senetsizlikten tesçil yapıldığını bu Aile ilgili isimler okul cevresine ki arazilerde geçtiğni okul yerinde bu soyla ilgili kimsenin isminin geçmediğini belirtmektedirler.

Hamşioğlu Nuri Bey yörede ki göç hareketini önlemek, Milli kültüre sahip, bilinçli eğitimli ve kurtuluş mücadelesine yetişecek gençler için Kuçen ( Kocabey ) köyünden Müderris-Şair Mehmed Recai Efendi’ yi Darül Hilafetül Aliye adlı bu okulun Müderrisliğine getirtmiştir.

Bu okulda acı, karanlık, ızdıraplı dolu zor şartlar altında o zaman eğitimli, bilinçli milli kültürüne sahip vatan perver öğrenciler yetiştirmişlerdir. Müderris Mehmet Recai Efendi yetiştirdiği öğrencilerle birlikte Sahara savaşına bizzat katılmıştır.

Müderris Mehmet Recai Efendi sayesinde Burada ki bilgi yuvasında Şavşat’ın o çağdaki gençlerden bilgili hocalar yetiştirmiştir. Bu okulda savaş eğitimini veren cirit üstadı Hasan Atabek ve Müftü Süleymen Özbek gibi görev yapmış Milli mücadelelerde hizmet eden eğitimci şahsiyetler de vardır.

Buradaki okulun tarihçesi anlatılırken unutulmaması geren en önemli olay Şavşat Halkı buradaki Okula tıka basa doldurulmuştu. Bir kısım halk da etrafı çeperle çevrilmiş oradaki bahçeye yığılmıştı.

Şavşat’ın Halkının en büyük katliamını Başta Hamşioğlu Temur Bey / Paşa ve Ağabeyi Cemal Paşa olmak üzere Hamşioğullarının girişimleri sonucunda Rusya’dan gelen bir mektup’un yetişmesiyle engellenmiştir.

Söğütlü Okulumuzun kısaca tarihini anlatırken İsmini anmayıp söylemekte zorluk çektiğiniz Kaymakam Hamşioğlu Nuri Bey çok yönlü vatan sever aydın bir kişidir. Söğütlü mektebi ise 1918 yılı eylül ayına kadar devam etmiştir.

Mondros mütarekesinde Okul kapatılmış aradan gecen 3 yıl sonra yine Hamşıoğullarının aynı yerde öğretime devam etmiş İlk öğretmenleri Çermik köyünden Tevfik Cengiz Bey, Çayağzı köyünden Zihni Ural Bey ve 1922 yılında da İhsan İstanbullu Bey hizmet vermişlerdir.

1927 yılına kadar eğitim devam etti. 1927 yılında bu okul Merkez Kemal Paşa Camii yanına taşındı. Buradaki kalan okul yanmıştır. Bu yanan okulun yeri hayrattır. Burası Okula Hayrat edildiği için, Okulun Yeri Hazineye kalmıştır.

Söğütlü Mahallesi Belediye sınırları içinde olunca bu yer Senetsizlikten Belediye’ye tescil edilmiştir. Bu yerde sayısız dut ağacı da vardı. Bu yer okula hayrat edildiği için yanan okulun dutlarına da hayrat dutları mevkisi dendiğini 60 yaşındaki Satlel’den komşularımızın hepsi bilirler. Bu gün ki okulun yeri hayrat olarak bırakılan yanan okulun yerine aittir.

Bu günkü Okul Müdürümüz Halil Demir Okulun Tarihçesini anlatırken; Ulaşılan bilgilere göre 1969 yılında Söğütlü Mahallesinde bulunan Tarihi Caminin 2. katı onarılarak okul haline getirilmiş ve Merkez Söğütlü İlkokulu olarak Eğitim- öğretime başlanmıştır.
Demişsiniz.

Dikkat çekmek için kırmızı yazıyla yazdığınız yazıyı aynen aynen yayınlıyorum.

Ahmet Fevzi Pansiyonlu İlköğretim Okulu olarak 1998-1999 öğretim Yılının 1.döneminin sonuna yakın yeni binasında eğitim öğretime başlamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı, İlköğretim Genel Müdürlüğünün 19 Temmuz 2006 tarih ve B.08.O.İOGM.0.08.04.03.715.1/11703 sayılı makam onayı ile okulun adı Ahmet Fevzi Yatılı İlköğretim Bölge Okulu olarak değiştirilmiştir.

Yine Milli Eğitim Bakanlığı, İlköğretim Genel Müdürlüğünün 25 Temmuz 2008 tarih ve B.08.O.İOGM.0.08.04.03.715.1/9005 sayılı makam onayı ile okulumuz Yatılı İlköğretim Bölge Okulu statüsünden çıkarılarak adı Ahmet Fevzi İlköğretim Okulu olarak tescil edilmiştir.

Aslınada burada yapılan makam ve mevkileri kullanarak hukuki usuluna göre uydurularak Şavşat Tarihine ve bu mevkide mücahit, şehit, önder, askeri komutan olan şahsiyetlere çekinmeden gönül rahatlığı içinde yapılan büyük hakaretin tescilidir.

Daha doğrusu bu bölgede mülki ve askeri bakımdan en az 200 yıl Osmanlı hakimiyetine hizmet eden ve son perdeyi de Türkiye ile birlikte oynayan Hamşioğulları ailesi,Türk aleminin şerefli ailesine yapılan hakaretin tescilidir. Bu durum hukuku yönden yakışık ve şık değildir.


Bu Okulun açılışını herkes bilir. Daha yenidir. Bu Okulun açılmasında hizmet veren insanların bilinmemesi için yazılı ifadenden gayet açık olarak bu Okulun Tarihçesinde önemi ve yeri olan Hamşioğullarından ve diğer Kahraman ve Müderrislerimizden hiçbir birinin adının geçmemesinden niyetiniz anlaşılmıştır.

Beklide sizden böyle istenmiştir. Bunu bilemeyiz. 1969 yılında ulaşılmasında zorluk çektiğiniz bu Okulun açılışını anlatayım.

Her hafta sonları ailesiyle Hamşioğlu Şahap Bey’ın Bahçesine gelen Kaymakam Bey’e Şahap Bey bir ricada bulundu. Allah razı olsun. Memnuniyetle dedi. Üzgünüm adını hatırlıyamadım. Üstelik Kaymakamın jipi kapıya kadar geldi. Şahap Beyi ve Satlel Orta Mahalleden Muhtar Rahim Köroğlu’ nu evinden aldırtarak makamına gittiler. Gerekli işlem yapıldı.

Sulobanlı değerli Öğretmenimiz Züfer Kılıç’ın buraya ataması yapıldı. Şahap Bey. Züfer Bey Fare pisiği ve toz toprak içinde ellerinde süpürgeyle temizlik yaptılar. Tarihi Caminin 2. katı onarıldı. Buradaki tarihi şehitlik mezarlığın da 1969 yılında Söğütlü İlköğretim Okulu adı verilerek eğitime başlandı. 1969 Yılı ulaşılması zor bir zaman değildir.

Şahap Bey yapılacak olan okulun yerinin Söğütlü Mahallesinin ortasında Remzi Beyin Tarlasında yapılması için girişimlerde bulundu. Amacı Okul Mahalle ortasında olursa kışın çocuklar rahatça gelebilsinler. Hastalanmasınlar, üşümesinler idi. Remzi Beyi ikna edemedi. Bir an evvel okula yer bulunması isteniyordu.

Hamşioğlu Saip Bey ile Hamşioğlu Fikri Bey’in bitişik yerlerinin devamı olan Behlül Beyin Bahçesinin başı Satlellilere ve Gariplere hayrat edilen bu yeri uygun gördüler. Şahap Bey bu duruma şiddetle karşı çıktı.

Burası Satlellilere ve Gariplere hayrat edilen mezarlıktır. Olmaz dediyse de elinden bir şey gelmedi çaresiz kaldı. Çok üzüldü. Kafkas Göçebelerinin ( Poşaların ) ve Gariplerin mezarların bulunduğu mezarlar söktürüldü sahibi gelenler mezar kemiklerini torbalara doldurup götürdüler.

Buradaki yeni yapılan bina adı Söğütlü İlk Öğretim Okulu olarak eğitime devam etti. Şavşat’taki diğer köylerinin adıyla anılan Okul isimleri gibi Söğütlü Halkına verilen bir değer olarak anılması uygun görüldü.

Maksat neydi.? Neye ihtiyaç duyulduysa Söğütlü İlköğretim Okulun adı 1979 yılında Ahmet Fevzi adlı İlköğretim Okulu adı olarak değiştirildi. Söğütlü İlköğretim Okulu Satlel Halkına yakışmadı mı.? Yoksa Satlellileri hesaba almadılar mı.?

Bu defa 1 Nisan 1987 tarihinde Ahmet Fevzi Okulunun adı Atatürk İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. Tekrar Atatürk İlköğretim Okulunun adının değişmesinin amacı ne, Satlel Halkına Atatürk İlköğretim Okulunu da yakıştıramadılar mı.? Yine tekrar değiştirdiler. Buradaki art niyet apaçık ortada değimlidir.

1995-1996 Öğretim yılında tekrar Ahmet Fevzi İlköğretim okulu olarak devam etti. Şavşat Tarihi Hamşioğulları mekanında bunların dertleri nedir.? Sıkıntıntıları nedir.? Hangi Komşunun bilgisi ve rızası alınarak bu isimler değiştirilmiştir.

Art niyetli amaçlarını gerçekleştirmek için ne Satlel Halkı saftır. Nede bu mekanın sahipleri Güney Kafkas’yada simge niteliğinde olan Tarihi Hamşioğulları torunları saf ve geri zekalıdır. Buradaki yapılan bilinçli hakaret bu aileyle Satlel’den komşularımızı da rencide etmiştir.

Bu tarihi mekanda bu yeni açılan Okulumuza hassas davranılarak Söğütlü İlköğretim adı kondu. Burada Şavşat’ın ve aynı zamanda Söğütlü Mahalle Halkına verilen bir değerdir. Burada yapılan art niyetli amaçlarını gerçekleştirmek için yapabilecekleri başka bir izah tarzı nedir. Hangi akla hizmettir.

Artık bundan sonra bu zihniyetteki insanlara bu günde yarında söyleyeceğim tarihi bir sözlerim olacaktır. İnsan oğlu kendinden ve soyundan asla kaçamaz. O Mekanda bir tarih yatıyor. O mekanın sahipleri, Şehitleri’de de Komutanları da orada yatıyor.

Değerli Milli mücahit Müftümüz Süleymen Özbek Beyfendimiz de bu mevkideki Tarihi Şehitlik kabristanında yatmaktadır. Lütfen, Lütfen. Lütfen Okula ismi verilmiş olan değerli Millet vekili aynı zamanda Müftü olan zat-ı muhteremin burada Şavşat Tarihine Karşı, Satlel Halkına Karşı ve Milli Eğitim yuvasına Karşı kişiliğini kullanarak rencide ettirmeyiniz.

Şehit Ramiz Bey, ya da Şehit Nusret Bey, ya da Kaymakam Şehit Selim Paşa ya da, Şavşat Sancak Bey Îstab-l Âmira / Mirliva Abdullah Paşa, yada Kaymakam Nuri Bey ya da – Kaymakam Hamşioğlu İsa Bey, yada Kaymakam Necip Bey, ya da Kuvvii Milliyeden Gizli Kaymakam Rifat Bey veya Hamşioğulları İ.Ö.O koyulmasına da Kim ne diyebilirdi ki. ?

Eğer Batum’dan 1. Dönem Millet vekili oluşu nedeniyle Ahmet Fevzi Erdem Efendinin isminin anılması isteniliyorsa, ve kendisinin Şavşatlı oluşu nedeniyle bu okula verildiğini yazıyor ve T.B.M. Meclisi tutanakları ile millet vekili oluşunu okulun tarihçesinde yayınlıyorsanız yanlış üstüne yanlış yapıyorsunuz. Biz zaten biliyoruz. Okulun tarihçesinde yayınlamanıza gerek yok. Hata yapıp buradaki zihniyetiniz çok belirgin oluyor.

O zaman ben o yazınıza istinaden Hamşioğlu Rüstem Bey Şavşatlı değil de nerelidir diye sormaz mıyım.? Onun gibi yine bu aileden Oltu’dan 1. Dönem Millet vekili olarak Bu mekanda Hamşioğlu oluşu nedeniyle Öncelik burada Hamşioğlu Rustem Acar Beyin ismini koyma hakkı yine bize aittir demez miyim.?

Bu girişimci hırs ve ruhunuzla yapmış olduğunuz T.B.M. Meclisi araştırmanızın sonucunda bir belge olarak yayınlarken, İşte o zaman ben yine sizlere T.C. B. M. Meclisi Başkanlığının ; Kanunlar ve Kararlar Dairesince , 17 MAYIS 1336 Tarihi ve İlgili Tutanak : Sayı: A.01.0 GNS.010.00.04 / 124 Baktınız mı. ? diye yine Sormaz mıyım. ?

Bu şekilde güçlü bir siyasi oyunla haklılığınızı mı ifade etmeye çalışıyorsunuz. Evet siyasi olarak güçlüsünüz. Biz bunu da zaten biliyoruz. Bilmeyenlerde bu öğrenebilirler mi bilemem.

Yetkililerden bizlere her türlü zarar gelebileceğini de biliyoruz. Ama yine de medeni cesaretime dayanarak söylemek durumundayım. Makamlardan yapılan siyasi bir tutuma karşı Türk vatandaşı olarak vicdanım kabul etmiyor.

Bu konuda da Kaymakam Beyimizden Haşimoğlu mudur? Hamşioğlu mudur ? Söyleyin bu adama bu okul adı hakkında yazılar yazmasın demiş. Bizim kimseye incitecek hakaret küfür ve tehdidimiz yok. Çok şükür.

Ama Kaymakam Beyimize oturduğu makamın tarihini ve kimler sayesinde burada Şavşatlılara hizmet verdiğini iyi bilmesini isterim. Can düşmanlarımız Ermeniler dahi bu aileye karşı siyasi ve poltik oyunlar oynamamışlar. Ama mücadeleler olmuştur.

Sayın Müdürüm, Halil Bey :

Umarım Sizlere de İnşallah bu kadar bu aile üzerinden yaptığınız mücadele sonucunda Bakanlığımıza bağlı kurumların 8. Maddesine göre açma, kapama ve ad değiştirme ile ilgili teklifinde bulunan her kimlerse onlar gibi sizde Milli Eğitiminize yakışır İl Milli Eğitim Müfetişlerimizce de gizli araştırmaları sonucunda sizleri de taltiflendirirler.

Bu okulda bölgemizin tarihi ile ilgili ders verilecek olursa istemeyerek de olsa anlatmak zorunda kalmayacaklar mıdır.? Tarihi gerçeklerden kaçış mı vardır.? Ardahan Kaymakamı Hamşioğlu Rasim ve Celal Beylerin Hamşioğlu İsa Beye görüşmeler neticesinde hatta Elimizdeki resmi tarihli belgeye dayanarak söylüyorum.

BATUM LİVA’S I ÎSLÂM CEMİYET-İ ŞAVŞAT KAZASI ŞUBESİ RİYÂSETİ ( Kaymakamı ) Hamşioğlu İsa Bey ile BATUM CEMİYET-İ ÎSLÂMİYE REÎSÎ Bibinoğlu Hüseyin Rahmi Bey’in BATUM’ dan aralarındaki resmi yazışmalar sonucundan anlaşılacağı gibi Müftü Ahmet Fevzi Erdem Efendimiz bölgeden seçtirilerek vekil olarak gitmesini kimler sağlamıştı.
Batum Mebusu Edip Dinç Beyin dostluk ve ilişkilerini biliyor musunuz. ? Araştırma yaparken size tavsiyem. Batum Mebusu Edip Dinç Bey’in kendisin yazdığı günlüğünde Ardahan ve Şavşat’ta kimlerde kaldığı ve faaliyetleri hakkında bilgiler edinebilirsiniz. İsim verirsem yanlı olur. Siz okuyun ve araştırın. Zamanı gelince yavaş, yavaş belgelerle bilgiler sunacağım.

Bu ailelerle Batum Mebusu olan Ali Rıza Acara’nın dostluk ilişkilerini biliyor musunuz.? Sultan Vahideddîn Han bu münâsebetle Elviye-i Selâseden bir heyeti İstanbul'a dâvet etti. Bunun üzerine Hamşioğlu Temur Paşa başkanlığında bir heyet İstanbul'a geldi.

Bu sırada Ali Rızâ Acara İstanbul'da bulunuyor ve Mekteb-i Kuzâtta okuyordu. Yıldız'da pâdişâhın verdiği yemeğe katıldı. Ali Rızâ Acara bizzat şâhid olduğu bu vakayı şöyle nakletmektedir: "Yemekte Vahideddîn Han, Hamşuoğlu Temur Paşa'ya ve diğer heyet âzâlarına pek çok iltifat gösterdi.

Yemekten önce ise şu konuşmayı yaptı: Bir baba düşününüz ki, evlatlarını kaybetmiştir. Kırk yıl onların yokluklarının ıstırabıyla yaşadıktan sonra bir gün evine dönünce onları çıkıp gelmiş ve yemek masası etrâfında toplanmış bir halde görse, nasıl heyecan ve sevinç duyar, tasavvur edebilir misiniz?

İşte ben o sevinç ve heyecan içindeyim." Hamşioğlu Temur Paşa, İstanbul'da bulunduğu müddetçe kendisine her türlü resmî işlerde rehberlik eden Ali Rızâ Efendinin hizmetlerinden son derece memnun olduğu için Batum'a döndüğünde onu her tarafta medh ü senâ etmiş ve îtibârını yükseltmiştir.

Ali Rızâ Acara, Mekteb-i Kuzâttan mezûn olunca Batum'a geldi. Daha önce Temur Paşa’nın onun hakkında yaptığı medh ü senâsı sebebiyle muazzam bir iltifât ve alâka gördü. Birinci Büyük Millet Meclisine Batum Mebusu olarak seçildi.

Bunun karşılığında sorarım şimdi bu değerli müftümüz de bu gün yaşıyor olsaydı isminin burada verilmesini kabullenir miydi. ? Bu mevkilerinde tarihi bir aileye karşı bir hakaret olabileceğini düşünemeyecek, bilemeyecek kadar bir kişimidir.?

Çünkü her şeyden önce bir din hocasıdır. Bu mevkide anılmasını isteyecek kadar tarihi derinliği olan bir aileye saygısızlık edemez etmez. Kendini rencide de ettirmez.

Milli birlik ve beraberliğin bir örneği olarak da Onun gibi Milli mücahit Müftü Süleyman Özbek Beyefendinin mezarı da hemen bitişikte burada değil midir.? Onun Müftülük unvanına da bir saygısızlık değimlidir. Neden bu aile mezarlığında gömülmeyi izin isteyerek vasiyet etti ? Burada yapılan üstü kapalı hareket ve saygısızlık bu zat-ı muhtereme de olmuyor mu.?

Keşke değerli Millet vekilimiz olan Müftümüz Ahmet Fevzi Erdem Efendimizin mezarının geçmişte kader birliği yapmış bu şehitlik mezarlığımızın içinde olması bizleri daha da mutlu ederdi gurur duyardık onur duyardık, şeref duyardık.

Burada bu okula Milli Eğitiminizce verilen bu isim sizce onurlu ve uygun bir davranış mıdır.? Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılan örnek bir davranış buyurun. Artvin İl Milli Eğitim Müdürlüğünüze de gönderin dikkatle incelesin. Ben anlatamamaktan zorluk çekiyorum.

Musalı köyün yerlisinden Kurtuluş Savaşına Katılan istiklal madalyası olan bu değerli Komutan Teğmen olan Haşim Çifçi‘nin ismini Musalı Köyü İlköğretim Okulunun adı değiştirilmiştir.

Mersin Büyük Şehir Belediye Başkanı Macit Özcan, İl Genel Meclis Başkanı Ali Erdinç, Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, Orman Bölge Müdürü Mustafa Gözükara, CHP İl ve İlçe Başkanları, İl Genel Meclis Üyeleri ve Siyasi Parti temsilcileri kalabalık vatandaş topuluğuna Mersin İl Milli Eğitim Müdürümüz Aziz Ersoy tarihten bir konuşmasıyla muhteşem bir açılış yaptılar.

Bu Okulun yerini dini yönden hayrat eden bu mekanda ismi bilinmeyen bu zat-ı muhterem kimdir kimlerdendir. Bu yerin evveliyatı kimlere aittir. Ruslardan mı, Ermeniler den mi yoksa Hrıstıyan Gürcülerden biri mi Müslüman Şavşat Halkına hayrat etmiştir.?

Yoksa acaba ? Ne dersiniz.? Bu Okul yerinde Hayrat dutlarından dut yiyen Mahalleli sakinlerimiz ve Şavşat köylülerimiz dut yedikten sonra kimlere dua etmişlerdir. Araştırdınız mı. ?

Hırıstıyan Rus mu, Ermeni mi, Gürcü bir şahsın geçmişine mi dua ettiler. O zaman Bu komşu ülkelerimizin Tarihçilerin çağıralım. Onların zaten bu bölge üzerinde çalışmaları var. Burada Tarihi bir soyu silmeniz bölgemizin Tarihçilerini zora sokmaktır. Gelecekte tarihçilerimiz için üzücü olur. Dolayısıyla ileride hangi kaynakla neyi savunabileceksiniz.

Güney Kafkasya’da 600 yılık tarihten Hamşioğulları Torunlarından Türkiye’nin her tarafında Hamşioğlu olup da yeni birkaç soy adları kullanan 700’nin üzerinde hane olup Gürcistan da, bu soydan aileler var. Bu yazdıklarımı internet sayfalarından onlarda okuyorlardır.

Şavşat’ta ise 1815-1828-1878-1920 yıllarından beri Hamşioğulları vardır. Uluslar arası artık tarihi belgeleri konuşturuyorlar. Burada da Milli Eğitimimiz, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Komutanlığı ve Şavşat Kaymakamlığımız duyarsız kalarak elinizden geldiği kadar bu tarihi aileyi derinden yaralıyorsunuz.

Söğütlü Mahallesinde bir Türk bayrağı dalgalandırmamışsınız.

Nitekim bir dilekçe de yazdım. Keşke yazmaz olsaydım. Bana o şehitlikte Türk Bayrağını dalgalandıramayız diye olumsuz bir cevap da gelmedi. Elime geçse onu Ulsal Basından yayınlayacağım.

Artvin Alay komutanlığından yazı sonucunda Kaymakamlıktan benden orada 1915 yılı Şahitlerinin bulunduğuna dair benden belge istendi. Ayrıca 2. bir belgede bu 1915 yılı şehitlere bağlanmış Emekli Sandığından Maaş belgesi istendi.

1915 yılında Emekli Sandığının maaş verdiği konusunda bir araştırma ihtiyacı görmedim. Ben bunları onların arşivlerinden istemem gerekirken onlar benden istiyorlar. Bende orada 4 şehidin belgesi var. Ama ben artık vaz geçtim bu işten. Bu durumları Şavşatlılar okusun bilsinler yeter.

Kaymakamlığımızdan kulağıma gelen söylentilere göre de burası aile şehitlik mezarlığı olduğu için biz buraya bayrak dikemeyiz. Neden dikemezmişsiniz. O söylentilere karşılık diyorum ki ? Oradaki şehitler ve bir de Şavşatlı milli bir mücahit var. Hamşioğulları soydan, ailesinden olsun veya olmasın bunlar Türk toplumunun malı değimlidir.?

Gerçekten bu zihniyete ne derim. Eğer doğruysa bu güne kadar bayrak dalgalandırmayışının bir sebebi de bu ise buna da diyecek artık sözüm yok. Resmi kanalla artık bu kadar diretip daha sonra dikilsede incitildikten sonra bir anlamı kalır mı. ? Bunu da bilmem .

Şehitlikte bir bayrağın dikilmesiyle artık okulun adının da değiştirilmesinin şart olduğunu düşünerek dikemiyorlarsa buna da bir şey diyemem. Onların izdırabını bizde anlıyoruz. Şavşatlılar bu konuyu anlayabilir mi bunu da bilemem.

O Şehitliğe Evimin en güzide köşesinde bulundurduğum Türk Bayrağını orada onurla, gururla, şerefle dalgalandırmasını pek ala bilirim.

M. Kemal Atatürk’ümüzün bir sözünü hatırlatmak isterim. Türk Evladı Ecdadını Tanıdıkca Daha Büyük İşler Başarmak İçin Kendinde Kuvvet Bulacaktır. Her Şey Bir Tarihle Başlar , Bir Tarihle Biter.. Geçmiş tarihine sahip çıkamayan geleceğine sahip çıkamaz….

Evet :
Yıllarca O gün ki o zor şarlarda Kaymakamlık kimler yapıyordu. Evveliyatında olduğu gibi en sonunda Şavşat’ın Kurtuluşunu ya Ayın üstünde atı şahlanarak kılıcıyla Artvin’i göstererek;

ARTVİNİN KURTULUŞUNU ŞAVŞAT’ TAN MÜJDELEMESİ VEYA DÜŞMAN BAYRAĞINI GÖNDERDEN İNDİRİP TÜRK BAYRAĞINI GÖNDERE ÇEKERKEN T.C DEVLETİNİN İLK KAYMAKAM VEKİLİ OLARAK 40 YILLIK ESARETEN KURTULUŞUN BU GÜZİDE MAKAMDAN İLAN EDİLİŞİ BU GÜN Kİ MAKAMI YÜCELTECEK BAŞKA ONURSAL BİR ÖRNEK VARMIDIR.?

Bu makamlardan gelmiş geçmişler oturdukları makamın anısına bir anıt veya heykel kaymakamlığı küçültmez dışardan gelen araştırmacı ve turistlere karşı yüceltmez mi. ?

Tabii bu da bir siyasi mesele. Komşu ülkelerimiz onlarda da belgeler var. Bizler kadar onlarda biliyor. Burada yapılanlar tarihi bir geçmişe kurşun sıkmaktır.

Satlel’ de bu tarihi aileyi silmeye kalkıyorlar. Silemezsiniz. İstemeyerek de olsa bu tarihi aileden bahsetmek zorundasınız. Yabancı tarihçi ve araştırmacılarda boş durmuyor.

Okulun bitişiğinde Hırıstiyan Mezarlığı ve kilisesi yakınındaki Osmanlı dönemi tuğlu , turalı ve kitabeli mezar taşların kırılıp dağıtılıp kazınıp yerle yeksan edilerek burada ki yapılan zihniyetlerle ve bu okulun adının ısrarla değiştirilmeyişinin sonucunda ne elde edilmek istendiğini ben anlamış değilim. Belki bölgemiz yeril tarihçilerimiz anlamışlardır.

Bu tarihi aile yalnız Şavşat değil Güney Kafkasya’nın SİMGE niteliğinde olan bir soydur.

Evet . Komutanlarımız. Şavşat Sancağını yöneten o komutanlarla ilgili bilginiz araştırmanız var mıdır. Olsa burada sahip çıkıp durun bir bakalım dersiniz. Buradaki şehit komutanların mezarlığına dağıttırmasınız. Sahip çıkarsınız.

( Bir Ülkede Mezar taşları okunmuyorsa o Ülkede tarih yoktur. )

Birinci dünya savaşında Artvinin Sarıbudak köyündeki İleri hudut karakolunda görev yaptıkları sırada Rus askerlerinin baskınına uğrayarak şehit olan 9 Türk askerinin yattığı yer 1997 yılında Artvin 211.inci Hudut Alay Komutanlığı tarafından şahitlik haline getirilmiş, bu günlerde çekilerek dalgalandırılmıştır.

Şavşat’ ta bu topraklar için canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimizin, Uğruna can verdikleri Türk Bayrağının Gölgesinde yatmaya hakları yok mudur.?

Ruslar bu Tarihi soya düşman oldukları halde saygı duydukları zamanlar olmuştur. Bırakın şavşat’ ta , Gürcistan’da bu tarihi aile adına Caddeler bile vardır.

Kendi ilçelerinden Tarihi konuda bilgisi olmayan veya olup da önemsemeyen Artvin Valilik Makamlığının – Şavşat Kaymakamlığı – Şavşat ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü– Şavşat Belediye Başkanlığı zaman ayırıp Satlel de oradaki virane olan Sancak Yönetilen Konak ve mekanı bir ziyaret etsin Şehitlik mezarlıkları da görerek bu Okul ismin hangi zihniyetle verildiğini herhalde anlayacaktır.

Unutulmamalı ki bölgemizin tarihi geçmişi yarında gelecekte de komşu ülkeler veya bu topraklara kadar gelmiş işgali olmuş diğer ülkeler her ne kadar her alanda ( Ekonomisi, İlmi, Teknolıjisi vs. ) çağdaşlaşma süreci içerisinde olsalar bile çıkar ve menfaatleri olduğu müddeçe burada belki ;

TARİH SİZLERE HİÇ BİR ŞEY ÖĞRETMEZ,  SADECE VERDİĞİ DERSLERİ GÖRMEZLİKTEN GELDİĞİNİZ İÇİN CEZALANDIRIR.

İleride bu değerli zat-ı muhteremin okuyan bilen halk tarafından bu durumu hoş karşılamayacaktır.

Bu günlerde Satlel’de komşularımızdan bu isim hakkında memnuniyetsizlik konuşmalar başlanılmıştır. Bu şahıs Satleli midir, Şehit midir, Gazi midir, Komutan mıdır, yaa Millet vekilimiymiş diyorlar. Bu Millet vekilinin kendisimi yoksa Dedesi mi burasını hayrat etmiş bağış yapmış Okul mu yaptırmış diyorlar.

İleride Söğütlü halkından imzada toplayabilirler. Bu üzücü duruma gelmeden Umarım en kısa zamanda değiştirilerek Şehit Hamşioğlu Ramiz adı verilir.

Bu Okulun yerini dini yönden hayrat eden ismi bilinmeyen bu zat-ı muhterem kimdir kimlerdendir. Yoksa Milli Mücadelede ismi geçen 1 . Dönem millet vekilimizin şahsı mı veya atası mı hayrat etmiştir. Milli Eğitime Bağış mı yapmıştır. Yoksa Okulu mu yaptırmıştır.

Bu değerli müftümüz, Milletvekilimiz bu gün yaşıyor olsaydı isminin burada verilmesini asla kabul etmezdi. Bu tarihi aileye karşı bir hakaret olacağını bilirdi. Bu tarihi aileye karşı saygısızlık etmez en azından bir din hocasıdır. Kendini rencide ettirmez.

Burada bu mekanda yapılan bu durum hem Satlel Komşularımızı, Hem Çayağzı köyümüzden çıkan değerli insan müftümüzü onun bu mekandaki kişilik şahsını Hem kutsal eğitim yuvasını ve Bölgenin tarihi ile karşı karşıya getirmek adını anmaktan çok şahsi kişiliğini rencide etmek değil midir.?

Bundan başka bir izah tarzı yoktur. Buradaki art zihniyet apaçık ortadadır. Bu konuda en yetkili kimse buyursun çıksın konuşsun. Hocamızı da töhmet altından bir an evvel kurtarmak zorundalar.

Şavşat Merkezinde değil de neden ısrarla burada ismi verilmiştir. Kurtuluş Mücadelesinde bölgemizden değerli Millet vekilimizin adı yaşatılmak isteniliyorsa Kendi Köyünde veya Merkezde de adı yaşatılabilir. Buna kim ne diyebilir ki. Biz saygı duyarız.

Sayın Okul Müdürümüz Halil Bey

Sizden bu güzide okul müdürü olarak o kısacık tarihçe yazınıza istinaden bilgi edinmek istiyorum. Bu gün mekanda Şavşat Sancağına ve Şavşat Tarihine karşı bir milli duygu ve mahcubiyetiniz var mıdır, yok mudur.? Onu Bilemem. Eğer mahcubiyet hissetmiyorsanız. Söyleyecek sözüm yok. Burada bunu Tarihin tekerrürüne bırakıyorum.

Eğer mahcubiyet hissediyorsanız İlçe Milli Eğitim Müdürünüz, İl Milli Eğitim Müdürünüz, İlçe Kaymakamınız ve Artvin Vali Beyinize iletilmek üzere sizin bu mahcubiyetinizi nasıl kaldırabilecekler. ?

Yoksa sizin gibi ve sizden sonra atanacak olan eğitimciler oradaki şehitlere pencereden bakarak ezilmeyecekler mi.? Kimlerin sayesinde bu öğrencilere hangi yüzle bu okulda ders anlatacaklar.

Bakın biz hiç kimseye saygısızlık etmiyoruz. Bize ve bizim tarihimize yakışmaz. Onurla Gururla Tarihi Şerefimizle çekinmeden çok rahatça söylüyorum. Bu söylemekle hem medeni hem de tarihi bir görev sayıyorum.

Bütün bunlar buradaki Mekanlar, Eslerler yaşanan tarihi şahsiyetlerden kaynaklanıyor. Daha derine inmeden yakın zaman haklı olarak diyorum ki ! Buradaki okulun adı Hamşioğlu Şehit Ramiz Bey adının verilmesine kim ne diyebilir ki. Eninde sonunda bu okulun adı bu Okulun Hamşioğlu Şehit Ramiz Bey Pansiyonlu ilköğretim Okulu olacak.

Tekrar ediyorum. Millet vekili olarak Şavşat’tan anılmak isteniliyorsa Onun gibi 1 dönem otludan giden bu aileden millet vekilimiz var. Gerekirse bu mekan da bu ailenin evladı Hamşioğlu Rüstem Bey koyabiliriz. O da bu tarihi aileden bir Millet vekilidir.

Bura da hiçbir makam veya mevki ısrarcı olamaz. Şavşat Tarihine saygısızlık olur. Bu şekilde kurtuluş bayramlarımızı kutluyoruz.

Eğer bu konuda yetkililerce kaynak isteniliyorsa bu okulun bitişiğindeki şehitlik mezarlığıdır. Yine bu mekanın sahipleri de bu mezarlıkta yatanlardır. Osmanlı ve Kurtuluş Döneminde bu tarihi ailenin hizmetlerini ifade etmek bile güçtür.

Ayrıca buradaki Mezarlıklar kazılarak dağıtılması yetkililerin seyirci kalması Tarihi eserlerin katledilmesiyle de bu günden sonra dünya Milletleri önünde kınıyor hakkımızı helal etmiyorum. Burada Tarihi Hamşioğullarına yapılan bu durum Gaflettir, Delalettir, İhanettir.

Sayın:

Halil Bey yine bu şartlar altında Atatürk’ümüzün güvendiği gelecek neslimiz olan bu genç Öğrencilerimizin eğitim ve öğretiminizde bu kutsal yuvada öğretmenlerimiz ve hizmet veren memurlarımızın hepsine başarılar diliyorum. Saygılarımla

( HAMŞİOĞLU ) Zafer Şenol
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Mayıs 2009 )
 
< Önceki
Görünümler

Misyonumuz
Yapmış olduğumuz bu web sitesi soyumuzu, araştırmak ve mevcut araştırma içerisinde birlik ve dayanışmayı sağlamak ve her türlü akrabalık bağlarını kuvvetli bir şekilde güçlendirmeye çalışmaktır. Soyumuzu, 1399 ve evveli yıllarından Himşia Beyden sonra devan eden nesilden başlatılarak günümüze kadar gelen ve Himşia Bey’in türemelerin’ den olup bir kolu da Kırım’ dan dünyaya yayılmış olan tüm insanları kapsamaktadır. Sitemizde özellikle siyasi ve politik bağlamda kesinlikle hiçbir ayrım yapmamak koşulu vardır. Ayrıca görüşü ne olursa olsun bizim için akrabalık ön plandadır. Nasıl ki devletler geçmiş tarihleriyle anılıp geleceğe hedeflerini belirlerken, insanlarda ailelerinin geçmişiyle övünerek mutluluklarını artırarak onlara layık olmak isterler. Tarihimizde Türk devletleri kurulmuş ve yıkılmıştır. Yeni devletler kurulmuştur. Geçmişten ünleri kalmıştır. Çağımızda da soyluluk bir ünden başka bir şey değildir. Artık elde kalan mevcut verilerle tarihi olayların geçtiği savaşların olduğu yerler, mekânlar, tarihi eserler ve bu savaşlarda önemli şahsiyetler unutulmamalı ve gelecekte değerlendirilmelidir. Bu gün tarihimize sahip çıkamamanın üzüntüsünün bir gerçeğini yaşamaktayız. Güney Kafkasya Bölgesinde ( Acaris’tan ) ‘ın soylu tarihi derinliği olan Khımchıeff / Khimshiashvili / Himşiaşvili / Hamcuoğlu / Hamşuoğlu / Hamşizadeler / Hamşioğulları’nın şahsiyetleri zamanımızda giderek unutulmak üzereyken Şavşat / Satlel sancak merkezinin yönetim yeri de siyasi nedenlerle de silinme durumuna getirilmiştir. Tarihten Hamşiler / Hamcuoğlu / Hamşuoğulları / Khamşioğulları - Sa – atabago / Atabeyler - Abaşidzeler – Cordanidzeler / Cordanoğulları – Bajanidzeler / Bejanoğulları akraba bağlılığı olan bu soylu aileler hakkında Rusya, Gürcistan, Azerbaycan ve bölgemizin yerel tarihçileri tarından bilinmektedir. Bu bağlamda ailelerin mensupları birbirlerini tanımak ve tanışmak amacında olmalıdır. Sülalemiz içerisinde büyüklerimize saygılı olmak şartıyla tüm aile bireylerine aynı muamele ile davranılacaktır. Paylaşılan üzüntü azalır, paylaşılan mutluluk artar sözünden yola çıkıp bu ilke doğrultusunda ölüm, hastalık, kaza haberlerin üzüntüsünü paylaşmak. Evlilik, doğum, sünnet vs. gibi haberleri duyurarak mutluluğu artırmak olacaktır. Bunun yanında elinizde bulunan kaynakları tanıtmak, aileden gelen geleneksel bilgileri ve aile resimlerini yayınlamak, memleketle ilgili resim ve videolarınız, anı ve hatıralarımız paylaşmak akrabalarımızın işleriyle ilgili reklâm vs tanıtımları olacaktır.
Vizyonumuz
Hamşioğlu Ailesi olarak; Hamşioğullarına yakışır örnek aileler olmaya devam etmektir...
Seceremiz
Seceremizi gösteren Excel formatında bir soyağacı hazırladık. Umarız herkes kendisinden bir parçayı bu çizelgede bulacaktır. Secere dosyamızı indirmek için
buraya tıklayınız.
Önemli Duyuru

Tarihimizden Portreler Resimleri Hakkında Önemli Duyuru: Tarihte Hamşioğulları Kitabı Yazarı :(Ahmet ACAR) HAMŞİOĞLU 
 (Enver ACAR) HAMŞİOĞLU
Aytekin HAMŞİOĞLU ve eşi Fikriye HAMŞİOĞLU
Tuğrul ŞENOL ve eşi Nigar ŞENOL HAMŞİOĞLU
 ve Zekeriya HAMŞİOĞLU arşivlerinden alınmıştır.

Reklam Alanı

Faydalı Linkler