Üye Girişi





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Menü
Anasayfa
Hamşioğulları Kimdir?
İletişim
Forum
Arama
Duyurular ve Yazılar
Şiir Köşesi
Ziyaretçi Defteri
Artvin Videoları
Resim Galerisi
Zekeriya Hamşioğlu
Zafer Şenol
Sevgi Hamşioğlu
Önemli Bağlantılar
Atatürk Köşesi
Dost Siteler
Mehmetçik TV
Önce Vatan Gazetesi
Şehitlerimiz ve Gazilerimiz
Radyo Artvin' i Dinleyin
Köşe Yazarlarımız
Zekeriya Hamşioğlu
 
TEŞEKKÜR
 
Diğer Yazıları
Zafer Şenol
 
KADİR ŞİNAS ŞAVŞAT HALKINA TARİHTEN BİR GERÇEK SUNUYORUM.
 
Diğer Yazıları
Sevgi Hamşioğlu
 
SESSİZ HALK
 
Diğer Yazıları
Kimler Sitede
Şuanda 7 misafir ve 2 üye bağlı
  • Kıpçak
  • Zafer ŞENOL
Reklam Alanı

Memleketimiz

HAMŞİZADELERİN MECBUR İSKÂNA TABİİ TUTULMASI PDF Yazdır E-posta
Yazar Zafer Şenol   

 

GÜRCİSTAN’ DAN TÜRKİYE’ YE GEÇEN VE TÜRKİYEDE BULUNAN HAMŞİ ZADELERİN MECBUR İSKÂNA TABİİ TUTULMASI

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi yaşamış kendisi Rusça tahsilin yapmış, çok iyi Gürcüce ve Türkçe lisan konuşan Türkçe el yazısı mükemmel bilgili ve aydın bir hanım olan 01-07-1901 doğumlu - 03-11-1997 yılında vefat eden Feryal Hanımdan mecburi iskâna tabii tutulma hakkında edindiğim ve geleneksel aile belleklerinde kalan bilgileri yansıtmaktayım.
.
Elimde resmi bir belge ve kaynak yoktur. Bu konu hakkında derin araştırma yapabilecek imkânım olmadı. Yalnızca aileler içerisinden bizlere kadar intikal eden ciddi söylentileri ve bu mevzuların özünden bir bağlantılar kurmak kaydıyla yaptığım yorumu paylaşmak Gürcistan’ın tarih araştırmacıları ile Bölgemiz tarih araştırmacılarına bu konun aydınlatılması için duyumları sunuyorum.
.
Bilindiği gibi Gürcistan’ın güney batı kesimi XVI. Yüzyıldan itibaren Osmanlıların ellerine geçti. Bu bölgede Çıldır Eyaleti adı altında Osmanlı yönetimi kuruldu. Bu eyaletin yöneticileri ise genellikle bölgenin ileri gelen köklü beyleri oldu. Bunların başında soylu olan Himşiaşvili – Khımshıashivili – Hamcuoğlu / Hemşioğlu ailesinden beyler ve paşalar gelmekteydi.
.
16 Mart 1921 tarihinde imzalanan Moskova Antlaşması’yla Sovyet Gürcistan’ına bırakılan Acara’da kızıl rejim yerleşince, eski bir bey ailesi olan Hamşioğulları yüzyıllardan beri hâkim bir güç olarak yaşadıkları Yukarı Acara’yı terk etmek zorunda kalırlar
.
Gürcistan Bolşeviklerin eline geçmesi dolayısıyla bu bölgedeki etkin ve korkulabilen tarihi derinliği olan Khımshıashivili – Himşiaşvili – Hamcuoğlu / Hamşuoğlu paşa ve beyleri idi.
Bu beyler Rusya ile zaman, zaman dostluklar kurulmuş, zaman, zaman da savaşmışlardı.
.
Rusya, Bolşevikleri kendileri için tehlike unsuru olan bu aileyi eskiden beri tanımaktadırlar. Bolşeviklerin en son Gürcistan’a yapmış olduğu işgallerinde hedef olarak Himşiaşvili ailelerini almışlardı. Bunda başarılı olamamışlardır. Çünkü Gürcistandaki Himşiaşvililer ailesinden bir kaçı Cenubi Garbi Kafkasya (Güneybatı Kafkasya) bölgesindeki mekânlarına geçiyorlardı.
.
Bu bölgelerden Ardahan, Poshof, Hanak, Tavusker, Oltu, Şavşat vs. yerlerden etkinliklerini sürdürmekteydiler. Gürcistan’daki aileleri ile gizli siyasi ve politik irtibatlarını kesmeyip toparlanarak tekrar Gürcistan’a daha güçlü dönüyorlardı.
.
Bu tarihi soy hakkında aile büyüklerinden edinilen bilgiler ;
.
1- Himşiaşivililer - Hamşioğulları Rusya’ya karşı Gürcü halkının yapmış olduğu büyük isyanları tertipleyip yönlendirici ailelerin başında olduklarının söylentileri.
.
2- Anadolu da yapılan kurtuluş savaşı için gerekli olan silah ve mühimmat’ın ihtiyacına binaen İsmet paşa’nın Rus Hükümetiyle yaptığı görüşmesi sonucunda silah ve mühimmat karşılığında Rusya’ nın çok önemli talep ve isteklerinin söylentileri.
.
( İşin ilginç yanı ; Hamşioğullarının Konak ve mekanlarının kullanılması yanında 1911- 1918- Doğu anadolu bölgesinde icraatların devamı ve mühimatın temini için de yine en son olarak Su şehrinden 3000 silahı Vehip paşadan da teslim alarak Silah sevkiayatlarını yapıyorlardı. )
3- Bu taleplere istinaden birinci olarak Rusya isteği zaman her hangi bir savaş durumlarında İstanbul ve Çanakkale boğazlarının açık tutulmasının söylentileri.
.
4- Rusya’nın ikinci önemli talebi ise ; Gürcistan üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için Gürcistan da Gürcü Halkının öncüleri ve tertipleyicileri olan ( Himşiaşvililer – Khımshıashivili - Khımshıev- Khımchıeff- Himşiof )’lar’ ın hakkın da önemli olarak köklü bir çözüm bulunması ve Güney Kafkasya bölgesinde tarih boyunca çok çektiklerini bu geniş ailelerin Gürcistan Türkiye sınırı bölgesinden uzaklaştırılıp her iki aile yan yana olmamak kaydıyla sürülmeleri konusunda ki söylentileri.
.
5 - Bolşeviklerin Gürcistan’a baskı yaptığı günlerde İsmet paşa ile müşerref olmuş Ardahanlı bir Ağanın bölgeden bu beylerden rahatsız olduğunu dair İsmet paşa’ya şikâyetinin olduğu söylentileri. ( Bu Ağa'nın Macavetli İsmail Ağa olduğu hakkında aileler içinde konuşmalar var. )
.
6- Gürcistan da zaman, zaman halk hareketlenmeleri içerisinde bu soydan bazı kişilerin tekrar ortaya çıkması Rusya’nın Gürcistan üzerindeki planlarını aksatmaktaydı. Bunun üzerine ( Aslında Gürcistan Rusya’ya değil Türkiye’ye bağlı olması gerekirken ). Rusya’nın baskısı sonucu Gürcistan da ki bu hareketlenmelerden dolayı Rus hükümetince verilen sözün yerine getirilmesinin hatırlatıldığının söylentileri.
.
7- Bu gelişmeler sonucu İsmet paşa daha evvelce görüşmüş olduğu Beylerden rahatsız olan Ardahanlı bir Ağanın şikâyetini bahane edip değerlendirmek için Ankara’dan Erzurum’a oradan Oltu’ya hareket ettiğini hareketinden Oltu makamları ve Oltu halkının haberdar olmadığının söylentileri.
.
8- Paşa’nın Oltu’ya gelince Otlu’ nun ileri gelen Oltu halkıyla bütünleşmiş Hamşioğlu ailesine haberdar edildiğini Hamşioğlu ailesinden bir Bey’in paşayı karşıladığının söylentileri.
.
9- Paşa’nın Oltu merkezinde bu beyle beraber dolaşırlarken halktan karşılaştıkları insanlardan birkaç kişinin Hamşioğlu beyini görünce selam verirken temenni şeklinde hafif eğilerek ellerini göğüslerine götürdüklerini ve bu şekilde selam vermenin hoş bir görünüş olmadığını ( Bu konuda çok haklı ama yinede edinilen bilgiler okuyucunun yorumuna bırakılmıştır. ) Bey’e paşa’nın söylentileri.
.
10- Ayrıca Oltu’nun halkı Paşa’nın Oltu da olduğundan haberdar olmadığı için Beyin yanındaki yabancı gördükleri Paşa’yı bu Bey kim diye halk’ tan bir an bakılma durumlarından rahatsız oluşu kendisini o anda tanıyamadıklarına kızarak, yahu beni dünya milletleri tanıyor buradaki halk beni tanıyamadı diyerek geçen bu mevzu hakkında da Beyi azarlamasının söylentileri.
.
11- Oltu’lu Beyi ; Paşa’ ya geleceğinizden benim ve halkın haberi olamadığını dediyse de Bey’in konuşmasını dinlemek dahi istemediğini hemen oradan Ardahan’a hareket ettiğinin söylentileri.
.
12- Bunun üzerine Oltu’dan Ardahan’a Hamşioğlu Celal Beye telgraf çekilerek Paşa’nın Ardahan’ hareket ettiğini, Paşanın Oltu’ya geldiğinde Oltu’dan memnun ayrılmadığını ve durumlar hakkında bilgi verildiğinin söylentileri.
.
13- Paşa Ardahan’a geldiğinde Hamşioğlu Rasim Beyin konağına davet edildiğini, Rasim Bey’inde Ardahan dışında olduğundan Ardahan’a geldiğinde Celal Bey tarafın’dan Paşa’nın konağında misafir edildiğini, onun sinirli ve öfkeli konuşmalarını Celal Bey tarafından Rasim Bey’ e iletildiğinin söylentileri.
.
14- Rasim Bey de Ardahan’a geldiğinde bu edindiği bilgilerden dolayı konağına gelerek içerde oturmakta olduğu salona kamçısı elinde, körüklü çizmesiyle kapıyı sert açarak onun geliş tavrına karşılık tavır koymuş olduğunun söylentileri.
.
15- Bunun üzerine Paşa yerinden kalktığı gibi Ankara’ya hareket ettiği söylentileri.
.
16- Ankara’dan ivedili olarak 24 saat sonra, 24 saat içinde bu bölgedeki Hamşi Beylerine Anadolu’nun her yerinden toprak verilerek konaklarının kapıları kilitlendirilip 24 saat içinde yurtlarından, topraklarından bu bölgelerden uzaklaştırılarak sürgün emri gönderilmiş ve gelen emirde bu soydan iki aile yan yana gelmemek şartının oluşunun sonucunda İstiklal Savaşı yıllarında İsmet İnönü’ nün iki Rus generalleriyle yaptığı görüşmelerde General Mihail Vasilyeviç ’in silah yardımı ve verdikleri desteğin karşılığında Rus’yanın Gürcistan üzerindeki tam hakimiyeti sağlayabilmesi için 1936 sürgün isteği yerine böylece getirilmiş olduğu söylentileri .
.
Bütün bu söylentilerin gerçeklik payı nedir. ? Resmi bir kaynağa bu söylentiler ve aile bellekleri haricinde ulaşılamadığından bu konun belgeye dayalı olmayışı ancak araştırmacılara ve okuyucuların yorumlarına bırakılmıştır.
.
Rusların istediği doğrultusundaki söylentilerin birbirleriyle bağlantı kurulduğunda örtüşerek, bu gelen sürgün emri bu soy içerisinde sır olarak kalmıştır.
.
Halk tarafından da sır olarak da tutulmuş bu durumu yine halktan içinden biri duygularını gün ışığına çıkarmak bir aşığın söylediği dörtlükler den de bağlantılar kurulabilir.
.
Acara’nın Hula kazasında Hamşioğullarının çocuklarına Muallimlik yapan vatanperver Posoflu Halk Şairi ve aynı zamanda halk önderi, her alanda faaliyetleri olan rahmetli zülâlî Bölgede nüfuzu olan birinci sülâle Atabekler ise, şüpesiz ki ikincisi de bölgede hüküm süren Hamşioğulları mensuplarının Milli sınırlar kesildikten sonra 1936 da Rusya’nın isteği üzerine yapılan sürgün üzerine şu destanı söyledi.
.

Çimento kerpiçten mermer taşından,
Yapıp koyduğumuz binalar ağlar,
Bir yana yol çıkmaz gönül kışından,
Oturmuş emektar analar ağlar.

Hamşioğlu derler künyamız bizim,
Dört kazada vardı binamız bizim.
Sürgünde karardı dünyamız bizim,
Bütün konu komşu hanalar ağlar.

Vatandan çıkalı gülmedik el’an,
Âh o mutlu günler hep oldu yalan,
Gülmesin bizleri gurbete salan,
Mecnun’dan ayrılmış Leylâlar ağlar.

Yılan soksun müfterinin diline,
Etti de düşürdü gurbet eline,
Bülbüller âh çeker gonca gülüne,
Göllerde yeşil baş sonalar ağlar.

Kanun zinçirini taktı koluma,
Kabul olmaz razı olduk ölüme,
Böyle iftiraya böyle zülüme,
Değil Anadolu dünyalar ağlar.

Evlada deyince güzel vatana,
Heman kâr eyledi hasreti cana,
Bu hayıfı koyar isek düşmana,
Mezarda şevketli babalar ağlar.

Arsız utanır mı namus ârından,
Hak var, intikam alır yarından,
Aman Allah, iftiracı şerrinden,
Meğer dağlar, taşlar, deryalar ağlar.


Sabah ceddimizin ruhu gelince,
Yurdumuzu viran olmuş görünce,
‘’ Hani nerde yavrularım ? ‘’ deyince,
Selim, Ahmet, Şerif Paşalar ağlar.

Zülâlî ayrıldık yâranımızdan,
Demir erir od u sûzânımızdan,
Gurbet elde âh u figanımızdan,
Dağlar taşlar sular semalar ağlar.

Bilindiği gibi 1914 ve 1915 yıllarında ve sonrası Kars, Kağızman, Ardahan, Oltu, Tavusker, Posof, Hanak, Şavşat gibi yerlerde Hamşioğulları’nın mekânlarından faaliyetler vardı.
.
Kurtuluş savaşı döneminde de Deli Halit paşa , Nuri paşa, İstanbul’dan Teşiklat-ı mahsusa’ dan kişi veya kişiler Hamşioğullarıyla hep irtibat halinde bulunmak zorundaydılar.
.
Bu ailelerin güvenliği içerisindeydiler. Bunların bu bölgelerdeki konaklarında gizli veya açıktan kararlar alınabilecek mekânları kullanmış güven içerisinde saklanmış ve faaliyet göstermişlerdi. Ayrıca bu ailelerin güvendiği adamları tarafından güven içerisinde da gideceği yerlere kadar da koruma altındaydılar.
.
Erzurum’da Kazım Karabekir Paşa’ya destek veren önder, mücahit ve şehitleri olan bu tarihi aile ne yazık ki 1935’te tek parti hükümeti zamanında Kars, Artvin ve Erzurum illeri ve ilçelerdeki asırlar boyu Osmanlı devletine ve Türkiye için iskân iaşe, ibade eden Hamşioğlları ailelerinin vatan perverliklerinden daha ziyade Rusya’nın isteği gerçekleştirildi.
.
Artvin Valisi Sayın Refik Koraltan, Erzurum Valisi Sayın Topal İbrahim Ethem Bey bu yapılan icraata sert tepki göstermişlerdir. Hamşizadelerin bu havalideki hizmet ve mücadelelerini ifade etmek bile güçtür demişlerdir. Kazım Karabekir Paşa’nın Hamşioğullarının büyük hizmetlerinin oluşu hakkında konuşmaları vardır.
.

Soy ad kanunu : Kanun Numarası: 2587, Kabul Tarihi: 24/11/1934 - 21 Haziran 1934'te çıkarılan 2525 sayılı Soyadı Kanunu ile her vatandaşın öz adından başka bir de, soyadı taşıması zorunlu kılınmıştı.

.

Hamşioğullarından mecburi iskâna tabii tutulmak istemeyenler yerlerinde kalabilmesi için, soyadlarını Acar’ Şenol vs birkaç soyadı daha kullanılarak sürgüne gitmeyenler oldu. Soyadını değiştirmeyenler Türkiye’nin illerine dağıtılarak mecburi iskâna tabii tutuldular. Demokratik Partinin iktidara gelmesine kadar Türkiye’nin çeşitli yerlerinde sürgün hayatı yaşadılar.
.
Rusya’nın isteği gerçekleştirilmiş Himşiaşivililere akraba olan Gürcistan’ın tarihi soyların’ dan olan Rusya yanlısı Abaşidze’ lerin önü açılmış dolayısıyla başsız kalan Gürcü isyanları bastırılarak bu güne kadar Gürcistan Rusya’nın himayesinde kalmış sömürülmüş ve Himşiaşvililerin de Ata yurdu Gürcistan’dan bağlarını bu siyasi oyunla koparılmış oldu.
.
Yıllar sonra İsmet paşa yanında eşi Mevhibe Hanımla birlikte parti teşkilatının bir toplantısında Otlu’ dan gelen CHP İlçe teşkilatından Hamşioğlu Aytekin Bey İsmet paşa’ ya ; Sayın Genel Başkanım Oltu teşkilatından ben ve hemşerilerim var. Oltulular olarak biz bir konu hakkında sizden bilgi edinmek istiyoruz. İsmet Paşa buyurun deyince;
Oltulu Aytekin Bey, görülen lüzum neydi ki bölgemizden Hamşioğullarına sürgün emri çıkarıldı.? İsmet paşa bir an duraklayıp düşünerek bu bir devlet sırrıdır ama benim bu soylu aileye karşı sevgim sonsuzdur deyip kapatmak istedi. Bu bey tekrar efendim bu sizden kaynaklanmadı mı.? Bunun sebebini lütfen açıklayın deyince; İsmet paşa her zamanki gibi kıvrak zekâsını kullanarak ben öyle bir hata mı yapmışım, bende sanıyordum ki hayatımın en büyük hatasını yanında oturmakta olan hanımına bakıp gülerek Mevhibe Hanımla evlenmiş olduğum diyerek bir espriyle geçiştirdi.
.
Bu şekilde konu kapanmış oldu. Hamşioğullarının bölgeden mecburi iskâna tabi tutulmasının sebebi aileler içerisinde bir sır olarak kaldı. Hamşioğullarının büyük bir kısmının soyadının değiştirme sebebi ise işte bu mecburi iskâna tabii tutulmaması için değişik soyadları kullandılar. Bir kısmı soyadını değiştirmeyip mecburi iskâna tabii tutuldular.
.
Bu durum mecliste bakanlar kurulundan geçirilerek doğru bilgilendirilmeden karar alınarak kişisel bir politika sonucu verilen taahhüt yerine getirildi. Mecliste bu durum doğru bilgilendirilecek olsaydı Gürcistan Rusya’ dan yana değil Türkiye’den yana bir politika izlemiş olacaktı. Sonuçta Hamşioğulları tekrar meclis kararı ile geriye dönüşleri olmuştur.
.
Şavşat Sancağı Satlel merkezinde yıllarca yönetim yapılmış ve mekânlarından yapılan girişimler bilinmekte olup bunlar Sürgünlerin, idamların durdurulduğu büyük katliamların engellendiği, veba hastalığında köylerde ölümler olduğun da Gürcistan’dan Doktor ve İlaçlar getirttirilerek kendi mekânlarında halkın sağlık hizmetlerinden geçirildiği vs gibi bir çok hizmetleri olan bu tarihi ailenin kendi halinde yaşayan torunlarından olup günümüzden bir gerçeği ifade etmek istiyorum.
.
Şavşat’ta çok üzücü ve makamlarımıza yakışmayan siyasi davranışların acı örneklerine karşılık Dost ve Kardeş Ülke Gürcistan da yapılan örnek davranışları dikkat çekicidir.
.
Gürcistan Devletinin makamlarından Selim Himşiaşivili Paşa’nın adına kurulan derneğin Prof : Şota Lomsadze ve Gürcistan yazarlar birliği üyesi ve Ekonomi Bakanı olup bu derneğin Genel Merkez Başkanlığını yürüten Doç : Simon Şaradze içlerinde değerli Millet vekilleri ve tarihçilerinede sevgi , saygı ifadelerimi bildirirken büyük caddelere bu ailenin Soyadları ve Halkına hizmetleri olan şahısların isimlerin verilmesi ve yurt dışında bulunan Tarihçi Prof. Dr. Abdullah Çetinkaya ile birlikte rahmetli Fakir Baykurt’un yapmış olduğu çeviri yazı ve şiirleri bu ailenin torunlarını mutlu ve bahtiyar etmiştir.
.
Ayrıca Acaristan’da müze’nin oluşu tarihi eserler ve mezarlıkların korunması gibi yapılanların tam aksine bölgemizde ise tahrip edilen şehitlik mezarlığına ilgili makama dilekçe ile müracaat edilmesine rağmen bir Türk Bayrağını bile dalgalandıramamanın üzüntüsünü biz yaşıyorken birde siyasi ve politik düşünceler gereği bu mekânda yapılan zihniyete bir bakın,
.
Şavşat ‘tada ilgili makamlarca İlköğretim Okuluna ve yatılı yurda isim vermeleri Satlel / Şavşat sancağı Tarihine yakışmayan esef verici böyle durumları okuyucuların engin düşünce ve yorumlarına bırakıyorum.
.
YANLIŞ ANLAŞILMA ÖZÜR.
.
1936 Senesinde mecburi iskana tabii tutulan Hamşioğullarının bu mecburiyetten kurtulabilmek için soy adlarının değiştirilerek ACAR soy adlarını aldıklarını elimizde olmayan sebeblerle yanlış anlaşıldığından mecburi iskana tabii tutulan aile fertlerinden ölenlere rahmet kalanlardan özür dilerim.
.
İşin aslı ACAR soyadının almalarının sebebi Acara' dan gelmiş, Acara kökenli olmasıdır.
Son Güncelleme ( Pazartesi, 12 Temmuz 2010 )
 
< Önceki   Sonraki >
Görünümler

Misyonumuz
Yapmış olduğumuz bu web sitesi soyumuzu, araştırmak ve mevcut araştırma içerisinde birlik ve dayanışmayı sağlamak ve her türlü akrabalık bağlarını kuvvetli bir şekilde güçlendirmeye çalışmaktır. Soyumuzu, 1399 ve evveli yıllarından Himşia Beyden sonra devan eden nesilden başlatılarak günümüze kadar gelen ve Himşia Bey’in türemelerin’ den olup bir kolu da Kırım’ dan dünyaya yayılmış olan tüm insanları kapsamaktadır. Sitemizde özellikle siyasi ve politik bağlamda kesinlikle hiçbir ayrım yapmamak koşulu vardır. Ayrıca görüşü ne olursa olsun bizim için akrabalık ön plandadır. Nasıl ki devletler geçmiş tarihleriyle anılıp geleceğe hedeflerini belirlerken, insanlarda ailelerinin geçmişiyle övünerek mutluluklarını artırarak onlara layık olmak isterler. Tarihimizde Türk devletleri kurulmuş ve yıkılmıştır. Yeni devletler kurulmuştur. Geçmişten ünleri kalmıştır. Çağımızda da soyluluk bir ünden başka bir şey değildir. Artık elde kalan mevcut verilerle tarihi olayların geçtiği savaşların olduğu yerler, mekânlar, tarihi eserler ve bu savaşlarda önemli şahsiyetler unutulmamalı ve gelecekte değerlendirilmelidir. Bu gün tarihimize sahip çıkamamanın üzüntüsünün bir gerçeğini yaşamaktayız. Güney Kafkasya Bölgesinde ( Acaris’tan ) ‘ın soylu tarihi derinliği olan Khımchıeff / Khimshiashvili / Himşiaşvili / Hamcuoğlu / Hamşuoğlu / Hamşizadeler / Hamşioğulları’nın şahsiyetleri zamanımızda giderek unutulmak üzereyken Şavşat / Satlel sancak merkezinin yönetim yeri de siyasi nedenlerle de silinme durumuna getirilmiştir. Tarihten Hamşiler / Hamcuoğlu / Hamşuoğulları / Khamşioğulları - Sa – atabago / Atabeyler - Abaşidzeler – Cordanidzeler / Cordanoğulları – Bajanidzeler / Bejanoğulları akraba bağlılığı olan bu soylu aileler hakkında Rusya, Gürcistan, Azerbaycan ve bölgemizin yerel tarihçileri tarından bilinmektedir. Bu bağlamda ailelerin mensupları birbirlerini tanımak ve tanışmak amacında olmalıdır. Sülalemiz içerisinde büyüklerimize saygılı olmak şartıyla tüm aile bireylerine aynı muamele ile davranılacaktır. Paylaşılan üzüntü azalır, paylaşılan mutluluk artar sözünden yola çıkıp bu ilke doğrultusunda ölüm, hastalık, kaza haberlerin üzüntüsünü paylaşmak. Evlilik, doğum, sünnet vs. gibi haberleri duyurarak mutluluğu artırmak olacaktır. Bunun yanında elinizde bulunan kaynakları tanıtmak, aileden gelen geleneksel bilgileri ve aile resimlerini yayınlamak, memleketle ilgili resim ve videolarınız, anı ve hatıralarımız paylaşmak akrabalarımızın işleriyle ilgili reklâm vs tanıtımları olacaktır.
Vizyonumuz
Hamşioğlu Ailesi olarak; Hamşioğullarına yakışır örnek aileler olmaya devam etmektir...
Seceremiz
Seceremizi gösteren Excel formatında bir soyağacı hazırladık. Umarız herkes kendisinden bir parçayı bu çizelgede bulacaktır. Secere dosyamızı indirmek için
buraya tıklayınız.
Önemli Duyuru

Tarihimizden Portreler Resimleri Hakkında Önemli Duyuru: Tarihte Hamşioğulları Kitabı Yazarı :(Ahmet ACAR) HAMŞİOĞLU 
 (Enver ACAR) HAMŞİOĞLU
Aytekin HAMŞİOĞLU ve eşi Fikriye HAMŞİOĞLU
Tuğrul ŞENOL ve eşi Nigar ŞENOL HAMŞİOĞLU
 ve Zekeriya HAMŞİOĞLU arşivlerinden alınmıştır.

Reklam Alanı

Faydalı Linkler