Üye Girişi





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ana Menü
Anasayfa
Hamşioğulları Kimdir?
İletişim
Forum
Arama
Duyurular ve Yazılar
Şiir Köşesi
Ziyaretçi Defteri
Artvin Videoları
Resim Galerisi
Zekeriya Hamşioğlu
Zafer Şenol
Sevgi Hamşioğlu
Önemli Bağlantılar
Atatürk Köşesi
Dost Siteler
Mehmetçik TV
Önce Vatan Gazetesi
Şehitlerimiz ve Gazilerimiz
Radyo Artvin' i Dinleyin
Köşe Yazarlarımız
Zekeriya Hamşioğlu
 
TEŞEKKÜR
 
Diğer Yazıları
Zafer Şenol
 
KADİR ŞİNAS ŞAVŞAT HALKINA TARİHTEN BİR GERÇEK SUNUYORUM.
 
Diğer Yazıları
Sevgi Hamşioğlu
 
SESSİZ HALK
 
Diğer Yazıları
Kimler Sitede
Şuanda 7 misafir ve 2 üye bağlı
  • Kıpçak
  • Zafer ŞENOL
Reklam Alanı

Memleketimiz

Hamşizade Selim Paşa ve Güney Kafkasya Bölgesi PDF Yazdır E-posta
Yazar Zafer Şenol   

Hamşizade Selim Paşa ve Güney Kafkasya Bölgesi

( XIX . yy. Başlarında Ardahan ve Çıldır hadiseleri. )
Ahıska / Çıldır Valisi – Vezir Hamşizade Selim Paşa
Atabek Şerif Paşa'da Ahıska ve dolaylarını zor kullanarak ele geçirdi. Osmanlılar daha önemli işlerle meşgul olduğu için, Anadolu'nun kuzey batısındaki hâdiselere zaman ayıramamıştı. Acara mütesellimi olan Hamşizâde Selim Bey ile temasa geçildi. Atabek Şerif Bey meselesini hâllederse, Vezirlik ve Çıldır Eyâleti vaad edildi.
Hamşizâde Selim Bey, Atabek Şerif Paşa'ya karşı harekete geçti ve onu mağlup etti. Atabek Şerif Paşa, mecburen Ardahan kalesine sığındı. Fakat Kale dizdarı, daha büyük hadiselere meydan vermemek için kale kapılarını açmadı. Atabek Şerif Paşa yanındakilere Oltu'ya hareket emrini verdi. Ona, Erzurum ve Kars kuvvetlerinin Oltu' da olduğunu haberi verildi. O yüzden plânını ve izini kaybettirdi. Çıldır Beylerbeyliğine ise Zaralızâde Recep Paşa tâyin edildi.
III. Selim'in son zamanlarında bu defa yine Rus tehlikesi belirmişti. 25 Ocak'de, Çariçe Katerina , Gürcü Kralını himâyesine aldırdığını ilân ettirmişti. 18 Aralık 1800'de ise , Çar Paul'ün manifestosu ile Gürcistan resmen Rusya'ya katılmış böylece İran ve Türkiye yani Osmanlılar ile komşu olmuştu.
1807'de Ahılkelek üzerine bir Rus kuvvetinin ilerlediği haber alındı. Şark Seraskeri ve Erzurum Vâlisi Yusuf Ziyâ Paşa, Şüregel bölgesinde de Rusları durdurmaya muvaffak oldu. Fakat , Kars Vâlisi Mehmed Paşa'nın kuvvetlerine büyük bir darbe indirilmişti. Yusuf Ziyâ Paşa aynı sırada Sultan III . Selim Han'ın tahttan indirildiğini haber aldı. Rus yenilgisi karşısında ilk suçlu Kars Vâlisi Mehmed Paşa olduğu için onun başı kestirildi. Yusuf Ziyâ Paşa da önce Erzurum'a oradan da İstanbul’ a döndü.
1809'da, Atabek Şerif Paşa Çıldır Vâlisi Hamişzâde Selim Paşa arasında anlaşmazlık meydana geldi. Hamşizâde Selim Paşa, önce Acara'ya çekildi. Bu sebeple Çıldır'daki asker sayısı azaldı. Atabek Şerif Paşa'nın İstanbul'ca azledilmesi sonrasında Hamşizâde Selim Paşa, Çıldır Eyâletine dönme imkânı bulabildi.
Rumeli sınırlarının güçlendirilmesine paralel olarak , Anadolu tarafına da aynı önem verildi. Erzurum Vâlisi ve Şark Seraskeri ( Doğu Başkumandanı ) Ferhat Paşa'ya , Kars'a gitmesi emri verildi. Çıldır olayının ortaya çıkması üzerine Ferhad Paşa'da gözden düştü. Bu defa Emârülhac İbrahim Paşa, vark Seraskeri tâyin edildi. Erzurum'da toplanmış askeri yönetimi , eyâlet işlerinin düzene sokulması için de Erzurum Gümrükcüsü Veysi Emin Ağa , mütessellim olarak tâyin edildi.
1801 yılında Kartl Kaheti'nin Rusya'yla birleşmesinden sonra ilk iş olarak ülkenin Karadeniz Sahil boyundan Osmanlıların kovulması işini ele almak geliyordu. Bu şunun için önemliydi ki: İmereti kralı Salomon II Rusya ile anlaşmaya yanaşmıyor, muhtemelen Osmanlı dostluk ve desteğini Rusya'ya yeğ tutuyordu. Bunu önlemek için Poti kalesini elde etmek ve Salomon'un Osmanlıya giden yolunu kapatmak gerekiyordu.
1809 yılının 24 Kasım günü Rus Ordusu Poti kalesini kuşatıp Osmanlıları oradan uzaklaştırdı. Aradan geçen 1810 yılında da Salomon'un ülkesi olan imereti'yi de ele geçirmeyi başardı. Son İmereti Kralı Salomon II saray erkanı ile birlikte Lazistan'a çekilmek zorunda kaldı.
Müslümanlaşmış Gürcüler burada Salomon II ve adamlarına büyük sempati ile karşıladılar. O kadar ki, Himşiaşivili Selim Paşa imeretinin Ruslar'dan kurtarıp Salomon'un yeniden tahtına kavuşturulması hususunda kesin yardım sözü vermişti. Fakat daha önceleri vuku bulup gelişen olaylar ise şöyle idi.
Osmanlılarla İranlılar birbirleriyle uğraşırken Ruslar iki taraftan ilerleyip Dağıstan ve Gürcistan'ı nüfuzları altına alıp hâkimiyetlerini genişletmekteydi.
1225 ( 1809) senesinde Rus Kumandanı Tormasof orduyla Tiflis'e geldiği zaman Açıkbaş Hanı Süleyman ( Salomon) Hanla dostça mülakat yapmak için kendisini Tiflis'e davet etti. Bu davete icap eden Salomon Han Tormasof'un esas gayesinin kendisini yakalatıp Petersburg'a göndermek niyetinde olduğunu anlayınca geri geldi. Divandan katibi Süleyman Bey'i İran'a Keyhusrev ve Davit isimlerindeki Serdarlarını da İstanbul'a gönderdi.
Salomon Tiflis'ten kaçınca Tormasof onun Aznavurlarını ( emir ve reislerini ) memleketlerinden uzaklaştırdı. Rusya Gürcüleri koruma bahanesiyele daha evvel Tiflis'e girdiği gibi bu kerede Açıkbaş vilayetini Pençesine aldı. Gürcüler Rusların kötü muamelesinden üzgün olarak Salomon Han Ahıska'ya gelince Gürcü Dilaverleri hayli kimse başına toplanıp çarpışmaya hazırlandılar.



Keyhusrev ve Davit İstanbul'a gelerek evvelden beri Devlet-i Aliyye tebaasından olduklarını söyleyip yardım istediler. Sefer sırasında bulunduğundan bu durum Gürcüleri Rusya aleyhinde kullanılmak için Osmanlılara güzel bir fırsat çıktı.
Bu sebeple Salomon Han'a ( 1810 ) 1226 .RA.- evasıtı tarihiyle tarihli bir Ferman-ı Ali yazılıp kendisine verilmek üzere Erzurum Valisi ve Şark Canibi seraskeri Emin Paşa'ya hil-ati gönderildi. Serdarlar iade edildi. Salomon kendi marifetiyle Gürcü askerlerinin Rusya aleyhine kullanılmalarını Çıldır Valisi Şerif Atabey Paşa'ya bildirdi.
O sırada Şark Canibi seraskeri Emin Paşa ve Çıldır Valisi Himşiaşivili ( Hamşizade) Selim Paşa maiyetlerine Erzurum, Diyarbakır, Harput ve Erzincan'dan çok sayıda asker toplanıp emirlerine verildi. Maraş'taki Alaybeyleri, Sancaklarının Eşkinci Zaim, Timar sahipleri ile Karadeniz sevahili seraskeri Atabey Şerif Paşa'nın emrine ise ; Trabzon Alay Beyleri, Sancaklarının eşkinci zaim ve tımar sahipleri Canik muhassılı ve Trabzon Muteselimi olup Faş kalesini almakla görevlendirilen Hazinedaroğlu Süleyman Ağa maiyetine verildiler.
Bu arada Rusya'nın Karadeniz'e çıkarmak için bir donanma teşkil ettiği öğrenilince Karadeniz sahilini takviye ve bilhassa Sinop ve sair mevkilerin muhavazası için Anadolu içinden halktan asker toplandı. Anap'a ve Soğucak'taki Çerkezler ve diğer kavimler Rusların kandırmalarına uymayıp gayretle mukable ve müdafa ediyorlardı. Fakat Devleti Aliyye kafi miktarda top ve Mühimmat gönderemediği için Ruslar tarafı galip geldiler. Soğucak Muhafızı Seyit Hüseyin Paşa Soğucak’ta kapanıp kaldı.
Çerkezistan işi esaslı tutulduğundan buradaki kabileler epey işe yarayacaklarından esasen bu havaliden olan Rüznameyi Sani Ahmet Efendi maiyetince verilen 1 topçu, ortası, yarım top arabacı ortası kafi miktarda mühimmat ve kabilelere dağıtılmak üzere hil'atler hediyeler tuz v.s Soğucak'a gönderdi. Ruslar kara ve denizden Faş üzerine saldırınca Trabzon Valisi ve Karadeniz Anadolu Sahilleri seraskeri olan Atabey Şerif Paşa bir miktar askerle derhal yardım etti.
Ayrıca Rize ayini Tuzcuoğlu'nu çok miktarda askerle Faş'a gönderdi. Bu durumda düşman geri çekildi. Ancak daha sonra bu saldırıların tekrarlandığı duyulması üzerine Gönye Sancağı mutasarrıfı Faş muhafızı Batumluzade Emin ( Paşa ) Bey'e daha dikkatle ve önemle muhafaza işi üzerinde durması tekiden yazılmış ve ayrıca Batum Limanının muhafazası için de asker gönderildi.
Gürcülerden Guryal isimli bir Oymak reisinin kendisine devletten Sergerdelik verilirse sadakatle hizmet ederek Faş ve çevresine Rusları uğratmayacağını arz etmesi üzerine; Atabey Şerif Paşa eğer Kemhal'den Rusları çıkaracak olursa padişaha bu konuda bilgi yazıp sergerdelik fermanı çakartacağını vaad etmiştir. Adı geçen oymak reisi, Kemhal'ın kurtarılıp zapt edilmesi işine koyuldu. İşte böyle nazik bir durumda o bölgedeki Vezirler, Paşalar, memurlar arasında bir ikilik düştü.
Bilhassa Atabey Şerif Paşa ile Çıldır Valisi Vezir Himşiaşivili ( Hamşizade ) Selim Paşa arasındaki eskiden beri devam eden düşmanlık şiddetlenerek Atabek Şerif Paşa'nın bu hareketi üzerine Himşiaşivili ( Hamşizade ) Selim Paşa ordusunu Acar'a Semtine geri çekti ve Çıldır da' da asker kalmadı. Osmanlılarca yapılması gereken sefer sırasında Atabek Şerif Paşa'nın kişisel kini ile uğraşması, art niyetinin olduğunun anlaşılmasından azledilmesine sebep oldu. Atabey Şeref Paşa azledildi.
Alaiye sancağı mutasarrıfı olan kaymakam Ali Paşa'ya Trabzon eyaleti tevcih edilip Himşiaşivili ( Hamşizade ) Selim Paşa'ya da Çıldır'a dönüp ordusuyla oranın muhafazası ile meşkul olması emredildi.
Bunun üzerine arkasından Ferhat Paşa da azledilerek, daha önceleri Vezirliği kaldırılmış olan Halepli Sabık Emr – el'hac 'İbrahim Paşa vezirlikle Trabzon Valisi ve Şark Seraskeri tayin oldu. İbrahim Paşa'nın gelişine kadar Erzurum'da yığılmış olan askerin idaresine ve eyaletin işlerine bakmak üzere eskiden Erzurum Gümrükçüsü olan Veysizade Emin Paşa tayin edildi.

Ahıska Valisi Khimshiashvili Selim Paşa’nın Hihan kalesini canlandıran temsili tablo.
Bu kargaşalıklar sırasında hudut muhafazası ihmal edildiğinden Ruslar bu fırsatı değerlendirerek Faş üzerine yürüyerek kaleyi zaptettiler. Bunun üzerine Sohom Kalesinin muhafazasının meselesi ortaya çıktı.
Adı geçen kaleye cephane ve mühimmat gönderilerek kalenin muhafazasına büyük itina gösterilmesi için kale muhafızı müteveffa Keleşbeyzade Arslan Bey'e emr-i ali gönderdi. Daha sonraları zaman süresi içinde oluşmakta olan mevcut olaylardan dolayı bu bölgelerdeki paşalar arasında çekememezlik olmuş siyasi ve politik oyunlar oynanmaya başlandı.

Selim Himşiaşivili Paşa Rusya'ya karşı koyabilen ve etkinliği olan bir büyük güç idi. Bu dönemde Solomon II. Ülkesinin kurtarılacağı ümidi ile Trabzon'da da beklemekteydi. Osmanlı'lardan, Rusya'dan kurtarmak için bir destek gelmedi. Solomon'nun cenazesi Aziz Grigor kilisesindeki zeminindeki yerinde toprağa verildi. Mezarı bu güne kadar muhafaza edilmiştir.
Erzurum Valisi Osman Paşa'nın Sadarete gönderdiği 1223- ( 1808 ) tarihli bu kaime Dağıstan ahvaline dair malumatı ve Himşiaşivili ( Hamşizade ) Selim Paşa hakkındaki havi . Erzurum Valisi kullarının mektubu' diye yazılmış olan vesikanın içeriği şöyle idi. ;
Devletli, yardımsever, acıyan, koruyan, besleyen, bağışı bol ( eli açık ) Efendim Sultanım hazretleri.
Geleceği sonsuz ve ululuğu hiç yok olmayacak devletimiz sağ ve var olsun. Bana bu mektubu yazma bağışında bulunmanıza şükrederim, düşmanın durumunu sürekli bir şekilde ve her zaman denetliyor ve araştırıyoruz. Bu konuda deneyimli özel casuslarımla bilgiler hiç boş kalmıyor.
Bu mektuptan iki gün önce Penbek tarafına gönderilen casuslarımdan biri gelmiş ve sorulduğunda eski Şemâhi Hânı olan Mustafa Han, önce Ruslardan kaçıp Hud Dağı dedikleri yerde kalırken Ca'fer Kulu Han yönetimindeki uğursuz Rus Askerleriyle adı geçen Mustafa Han'ın üzerine vardığında, adı geçen Hân'da Dağıstan Hânlarından Han-Potay ve diğer bazı Lezgiyye Hânları ile anlaşıp girdikleri çarpışmada ilerleyip yüce Allah'ın yardımlarıyla üstünlük kazanıp adı geçen Mustafa Han ve Han Potay taraflarından yüz gösteren zamanda çok Rus askeri alçakça ölmüş, adı geçen Ca'fer Kulu Han'ın yönetimindeki kılıç artıkları (sağ kalan düşman askerleri) arkadaşlarını tehlikeye yüzüstü bırakıp Gence Kalesi'ne kendilerini güç atmışlar, durumlarını Tifliste'teki Gudoviç adındaki generale haber vererek adı geçen Generalde Tifliste'teki Rus askerlerinden ikibin kadar alçak kafiri birkaç parça top ile bundan ondört gün önce adı geçen Ca'fer-Kulu Han'a yardımcı alarak varmıştır ve Dağıstan Hanlarından da çoğu adı geçen Mustafa Han ile birleşmişler ve daha çarpışmaların bitmiş olduğu duyulmamış ise de yüce Allah'ın yardımıyla Dağıstan Hanları ve yiğitlerin çoğu islam olduğundan iyilik ve adaletle ne olursa olsun yenmek ve Mustafa Han'la birleştiklerini kutsal yılda Yüce Allah'ın izniyle üstünlüğün ve başarının İslam tarafından yana işleyeceğine kanıt ve uğur sayacak bizim yararımıza hayırlı olması dileğiyle çabucak (karar) kılındı.
Kars'a yedi-sekiz saat uzaklıkta olan Gümrü - Pembek, Adtek ve diğer çevre köylerdeki Ruslar Kışlakta kalmış, sayıları neredeyse on bini bulur bulmaz çevreyi araştırıp, hazırlıklarını tamamlamak üzeredirler. Bu günlerde huy edindikleri gibi cana kıymaya hareket etmek ve bozuk (kötü) niyetleri ile sözü edilen çarpışmada bozulup çoğunluğu o yöreye gittiklerinden şimdilik onlar sessiz (Hareketsiz) kalmakta ve gelecek yardımları gözledikleri (bekledikleri) davranış ve hareketlerinden bellidir.
O zamana kadar ve belki daha da önce Allah'ın lütfu ve Halifenin (Osmanlı Padişahı, aynı zamanda İslam halifesiydi.) Şanslı ( kısmetli ) adaleti sayesinde gönderebileceğimiz en iyi ve en düzenli ordusuyla son darbeyi indirip, düşmana, karşılık verip Yüce Allah'ın isteğiyle üstünlük ve başarı geleceğin uğuru padişahımızın bereketiyle İslam tarafının başarılı olacağı ve Çıldır eyaleti Valisi Saygıdeğer Hamşizade Ulu Selim Paşa bendeleriyle ( Selim Paşa emrine bağlanmış olanlar ) toplanan ve azgınlıklar yapmakta olan derebeylerinin yersiz davranış ve hareketleri bundan önce de padişahımıza yetiştirip Saygıdeğer Selim Paşa zade ile beraber sunmuştuk.
Böyle sefer zamanı düşmanlarla karşı karşıya gelerek birbirleriyle çarpışma ve düzensizlik yaratmanın uygun olmayıp zamana bağlı kalarak (zamanın gerektirdiği şartlara bağlı kalarak) aralarında ne geçtiyse unutulup eskisi gibi dost olmaları, zamana ve duruma göre gerekenin yapılmasını layık olan taraflara iletilmesi için ve adı geçen ( Sa'âdetlü Selim Paşa ) Ulu Vezirle emrine bağlanmış birlikte toplanan ve birbirleri arasında da yazışmalar yapan, bu dere beylerine öğütler vererek yerine göre azarlayıp tehdit ederek sayısız yazışmalar (mektuplar) özel kapıcı kethüdamı ile sizlere yollamıştık.
Aracılık ettiğimiz taraflardan, çoğu pişmanlık duymakta olup, kalplerini bastırmaları ve birine inanmaları için de görüşlerin ( fikirlerin ) sunulduğu haberi bizlere verildi.
Adı geçen Ulu Vezir hazretleri ( Selim Paşa )'da dönmüş ve Ahıska'ya gelirken sözü edilen taraflar arasında ve ben kulunuza bir biri arkasından ulaştırdığınız yüce fermânlarınız katkısız keramet gibi olup derhal (Hemen) derebeylerine olan yüce emirlerinize dayanarak birer bölük emirlerinizi yazıp ulaştırdık. Adı geçen vezir hazretlerine ( Ulu Selim Paşa )' ya da bir tane gönderdik.
Böylece aralarındaki soğukluğun giderilip eskisi gibi dostça olan ilişkilere dönülerek bir sıkıntıyı ortadan kaldırmaya çalıştık efendim.
Emir ve fermanı efendimiz Sultan hazretlerinindir.
27 Nisan 1808
( Mühür )
Bende
Kur’an’i derleyen
Hacı Osman
Allaha duacı Kul Osman
Şimdiki Erzurum Valisi
( 3. halife Osman )
Rusya ise 1807-1810 tarihleri arasında , kendi lehinde Osmanlılara karşı başarılarını devam ettirdiler. Daha, ilk savaş ilânında , Gnl Niebolseen'i az bir kuvvetle İran sınırını gözlemek görevi ile bırakan Gudoviç , esas ordu ile Ahıska üzerine hareket etmişti.
Diğer yardımcı birlikler ise , Kars ve Poti gibi yerlerde Rus baskısını hissettirdiler. Ancak, Gudoviç, Ahıska'dan çok daha düşük bir kale olan Ahılkelek önlerinde iken ,900 asker ve üç top kaybetti. Bu yenilgi üzerine bölgede kalmayan Gudoviç , Gürcistan'a döndü. 1808'de ise Gudoviç , Aras boylarına inmek için Revan'ı muhasaraya gitti.
1810'da , Osmanlıların karşı bir hareketle , Gürcistan üzerine yürüyeceklerine dair haberler alındı. İtalyan asıllı Marguis Paluccii Ahılkelek üzerine yürüdü ve bir önceki yenilginin intikamını aldı. Durum , Çar I. Aleksandr'a müjdelendi. Kasım 1810'da, Osmanlıların saldırı gücü kırılmış vaziyette idi. Ruslar kuvvetli bir Türk kalesi olan ve Ardahan cıvârında önemli bir merkez sayılan eski gibi stratejik önemini koruyan Ahıska' yı kuşattılar.
Türkler, kahramanca savunma yapınca , Rus Komutanı geri çekilme emrini verdi. Cevdet Paşa'ya göre, bu sefer Turmasov isimli subay tarafından organize edilmişti. Kars muhafızı Mir-i Miran Abdullah Paşa'nın Rus seferinde başarılı göründü. Vezirlik ünvanı verildi. Rusya, İran ve Osmanlı anlaşmazlığından faydalandı.
Dağistan ve Gürcistan'daki nüfuzlarını artırdılar. Turmasov'dan çekilen Açıkbaş Hanı Solomon , dîvân kâtibi Süleyman Bey'i İran Keyhusrev ve Davit isimli komutanlarını da İstanbul'a gönderdi. Daha sonra , Solomon Ahıska’ ya geldi.
Çıldır, bu esnada Diyâr-ı Bekr, Harput Erzincan ve Erzurum askerleri ile dolmaya başladı. Bu sırada Bâb-ı Âlî'nin Solomon'a yazdığı fermanda şunlar belirtilmekte idi.
Açıkbaş Meliki Süleyman'a hüküm ki ; İmere-i Bâlâs'serdari Keyhüsrev ve İmere-i Zîr serdarı Davit zidet sadakatühüma yedleriyle bu def'a atabe-i ulyâ gerdûn-vekâr ve südde'i seniyye'i inâyet medârıma senin ve seninle ma'adaire-i itaat ve inkiyadda olan nüvvab ve aznavurlarının vürud eden arızaları mefhumunda öteden berü devlet-i âliyyeye iltisas ve müsâdakat darkâr ve merkez'i rızâ-cûy ve istikâmette ısrarları be-didar olan Gürcü taifelerini biraz zemandır izlâl ve hiyel ve hûd'a ile Gürcistan'a kasd ve tesaddi ve istilâ eden Moskovlu askeri bundan akdem Tiflis tarafına pay-endez mekir ve hiyel olduklarında reâya'yı devlet-i aliyyeme ve emlâk ve arazilerine zarar ve ziyanları olmayacağına yemin bi'l-lah ederek evvel emirde istimalat ve emniyet suretini gösterüb su'-i kasd ve i'tida ve bi'n-nefs seni iğfalve Tiflis tarafına irsal ile habsve tevkif misillü tehdidât iş'ar ve ima etmişler ise de sen ki meliki muma-ileyhsin zâtında mekuz olan gayret ve şecâat'ı lâzimesince Rusyalunun dest'i sitem'i peyvest'i hadiakâranelerinden kurtulup berü tarafa geldikten sonra Moskov askerlerini müdâfaaya kıyam eylediğin ve mecmu-ı nüvvabve aznavurînin sözleri seninle beraber olarak bi-mennuhu'l-mevlâ böyle dahi a'da'i ebed'i müddetim aleyhine hakaret etmek üzere tekmil-i levâzımat'ı seferriyye müterakkeben şimdi Ahısha'da ikâmet ettiğin tahrir ve beyan kılınmış olmağla zikrolunan ariza ile maâ mûma'ileyhima ademlerinin vükela-yı saltanat'ı seniyyeme kalen ve kalemen arz ettikleri takrir rikab-ı müstetâb'ı şahâneme takdim olundukda cümlesinin mefhum ve meal 'i sadakat iştimali malûn'ı ilm'i âlem'arâ 'yı hidivânem olmuştur.
Gürcistan ülkesi ecdâd 2ı izâmın himem'i celileleriyle zamime-i memâlik-i mahrûsem olduğu tarihten bu ana gelince sukkân ve kuttân ve ümerâ ve zabitanı dâimi lütf ve nevaziş ve emn ve asayişten gayr-i bir şey müşâhede etmediklerinden maadadaire 'i tabaiyyeti devlet-i ebediyül devamında olan sunuf-ı reaya ve aceze ve zuafa ve bi'l-cümle bay ve gedanın me'lûf oldukları ayin ve âdetlerine bi-vech müdâhele olunmamak usûl 'i saltanat-ı seniyyeden idüğü herkesin mücerrebve meczumu olduğuna binaen böyle reâya perver ve âdelet'güster devlet-i kavi şevketim kulluğunu bırakup encâmı vâhim ve akibet 'i hayf 'ı âzim olacak taraflara meyl ve mütâbaat etmeyecekleri zâhir ve bu babda nef' ve zararlarını anlar ve işin sonucu mülâhaza eder bendegân'ı hamiyyet nişanımla maâ ve seninle beraber uğur-ı hümâyunumda sadıkâne say'ı ve gayret edenler saye-i mekarımveya 'i devrânemde müstazill ve mahmü'l-etraf olub üzerinden minküli'l'vücûh enzâr'ı merahim 'i asâr'ı hidîvânem bi-diriğ ve eltef 'ı gayât 'ı hüdavend 'kârânem daimi't-tesviğkılınacağı bedihi ve bahir olmakdan naşi mukteza-yı vakt ve hâle göre ol havâliye tertib ve tesrib olunan mühimmat-ı vafiyenin vakt ve zemaniyle erişdirilmesi ve seninle feth-i bab-ı muhabere ederek Gürcistan'dan Rusyalunun külliyen def'i esbabı istihsal olunması hususları halâ Erzurum Valisi ve şark canibi seraskeri Emin Paşa edamalluahu teâlâ iclalühü tarafına mukaddema ve bu def'a mahsusan tahrir ve tenbih ve te'kid olunmuşdur ve vuku'a gelen harekât-ı sadikâneği tahsinen uhdende olan Açıkbaş melikliği ibkâ olunup iktiza eden menşûr 'ı cedideyle maâ hil'a'i hassa'i mülûkânemden sammur-ı mucib ü's'surûra devhate bir sevb-i hil'at mûris ü 'l bahcet ve şimdilik harclık olarak beşbin guruş attiyye olmak üzere serasker'i müşârün' ileyh tarafına irsal ve isrâ ve keyfiyet Çıldır Vâlisi destur vezir-i mükerrem Atabek Şerif Paşa edâma'l-lahu iclâlühü canibini dâhi ifâde ve inhâ olunmağa mahsûsan iş bu emr-i Şerif-i âlişânım ısdar ve ademlerim mumâ 'ileyhima muavedetleriyle ba's ve tisyâr ve izhâr olunmuşdur. İmdi hil'ât 'ı seniyye 'i padişâhanemi ve atiyye-i bahiye-i şehinşâhânemle ibkâ 'i menşur 'ı hümâyûnumu serasker-i müşrun ileyh canibinden tarafına vasıl oldukda hutûvât 'ı edüp devlet-i aliyyeyi ibrâz ve izhâr eylediğin ihlâs ve musadakat levâzımını bundan böyle dâhi ifâya ve merkez-i raiyyetde sabit- kadem olup merâsim'i sıdk ve mutavaatı içrâ edenler de'b 'i derin'i saltanat-ı seniyyem üzere taraf-ı hümayun 'ı hidivânemden mazhar-ı inâyet ve iltifat olacaklarını tavâif 'i Gürcistan'dan iktiza edenlerin gûş-i huşlarına ilkâya sa'y ve gayret ve sarf-ı meknet ederek Çıldır Vâlisi vezir-i müşârün 'ileyhin re'y ve tedbiri ile ale'd 'd-devam müdâfaa-i a'daya ve te'lif'i kulûb'ı reâya ve zabt u rabt-ı memleket ve ülkaya kıyam ve devam eylediğim hâlde hakkında derkâr olan hüsn-i tevcihat-ı pâdişâhanem rûz be-rûz mütezâyid ve efzun ve vucûhla lûtf venevaziş-i hidivânem rûz be'rûz mütezâyid ve efzun ve vucûhla lûtf venevaziş-i hidivânem zâhir ve revnumun olaçağı ma';lumun oldukda mecbul olduğun ihlâs ve musadâkat ve levazım-ı mutabaat ve mutâvatı icra ve her hâlde teveccüh-i şâhanem tezâyidine i'tina eylemek bâbında ferman-ı âlişânım sadır olmuşdur. Tahriren fi evâsıf-ı rebi'l'evvel li-sene sitte ve işrîn ve mieteyn ve elf’
1811 yılında önemli hâdiselerden biri de Osmanlılar ve İranlılar arasında işbirliğin sağlanmasıdır. Bu nedenle, Ruslar alehinde , Güğmrü tarafına birlikte harekâta giriştiler. Arpaçay'ın akışta sağ sahiline yakın Magasberd'te, taraflar bir araya geldiler. Bu esnada vukubulan bir olay, Rusların ekmeğine yağ sürdü. Magasberd'de bir suikasdcı, kin duyduğu Erzurum Paşası seraskeri göğsünden yaraladı.
Böylece Ruslar ile karşılaşılmadan Gümrü yakınlarında dostluk bozuldu. Revan serdarı tahtgâhına , Trabzon Paşası Batum'a doğru çekildi. Marguis Palucci, fırsattan istifadesini bildi. Kotliarevskiy'i Gudoviç'e kafa tutmuş olan Ahıkkelek'in alınması ile görevlendirildi. Yanına iki Gürcü humbaracı taburu alarak yola çıkan Totliarevskiy , ana yolları kullanarak, karlarla kaplı haldeki dağ yollarını tercih etti. Çok büyük zorluklarla karşılaşırken, askerini daha yolda iken fiziki bakımdan güçlendirmekte idi. 9 Aralık 1811 akşamı, kendisini hissettirmeden Ahılkelek önlerine kadar sokuldu.
Bu hareket o kadar ani olmuştu ki , Yzb. Schulten komutasında başlayan saldırı garnizon uyanmadan önce surların dibine ulaşmıştı. Osmanlılar, büyük bir inat ve cesaretle döğüştüler. Fakat Rusların zamansız sıkıştırmasına karşı yapabilecekleri bir şey yoktu. Gün doğmak üzere iken Ahılkelek, Rusların eline düştü. Kayıpları ise otuz kadardı. Bu başarının sahibi ise henüz 29 yaşında iken Tuğgeneralliğe terfi ettirildi.
16 Mayıs' de, Romanya'da Bükreş Antlaşması imzalandı. Osmanlılar, hemen hemen son yıllarda Kafkas Savaşlarında kaybettiği topraklarını geri almayı başardı. Ahılkelek de bu sayede tekrar Osmanlı hakimiyetine kavuşmuştur.
Ardahan ise Acaralılardan aleyhinde tavır takındı ve bu da Çıldır Beylerbeyinin işine yaradı. 1814 'de Ahıska Vâlisi Hamşizâde Selim Paşa , Çıldır Hakimi olarak Acara Bölgesinde Osmanlı egemenliğini tesis etmeğe başladı.
1228 Tarihli Telhis ve II. Mahmud'un Hatt-tı Hümâyûnu olup Gürcistan'a dair Atabek Şerif Paşa hakkında bazı malumatları ihtivâ eder. Görülmüştür.
Buyruk üzerine yazılmış ve düzenlenmiştir. Ancak şu zaman oldu, Doğu yönünde bir hareket yoktur. Ulu, ikramı bol, Heybetli, varlıklı ( güçlü ) besleyen Efendim Padişahım. Erzurum, ( Hacı Osman Paşa ) ve Çıldır ( Hamşizade Selim Paşa ) Valiliklerine bundan önce gönderilen yazılı emirler (gereğince) Gürcistan halkının Moskoflu'dan ( Ruslar'dan ) nefret ettirilmesi ve eğer bu sağlanamazsa, Kadın Erkek esir alınması bildirilmişti.

Buna cevap olarak sözü geçen Erzurum Valisi tarafından bu defa gönderilen mektup ve belgeleri daha da çoğaltılmış olarak hükümdara ( komutana ) layık beğenilen cömertliklerine sunarım.
Hükümdarlıktan kaynaklanan cömertliğinizin gereği de bildiğiniz gibi Açıkbaş Kralı Solomon Han'ın başkente gelen tavatlar (Gürcistan'ın soylu kişileri) kendilerine bildirildiği üzere bu günlerde gitmek üzere iken Açıkbaş Kralı Solomon'un adı geçen Erzurum Valisine ve bu Tavatlarda (Gürcistan'ın soylu gürcüleri de) yaşayan Tavatlar'a yazdığı kağıtları ve Gürcistan'da yaşayan tavatların adı geçen Solomon'a yazdığı Gürcü dilindeki kağıtlarda elimize geçtikten sonra tercüme ettirilip Padişahımıza sunulmasıyla onlar bile hükümdarımızın parlak ışıklar’ dan yararlandılar.
Gelen mektupların birisinde, Ruslar'a benzeyen birkaç tavat askerlerin (soylu askerlerin) aforoz edilmesi (dışlanması) ve Atabey Şerif Paşa'nın önce Ruslarla yaptığı çarpışmalarda ele geçirdiği bayrağın geri verilmesi isteğinde sözü geçen tavatların (soyluların) aforozları için patrikhaneye haber gönderip bayrak maddesinde (konusunda), şimdilik bayrağın geri verilmesi için acele edilmemesi ve önce ( ilkin ) yüce padişahımızın fikrine göre kayda değecek olumlu bir iş yapın, daha sonra ısrar ederlerse padişah makamından çıkacak izinle bayrağın da verilebileceği şeklinde cevap verilmiş olup ferman, ulu, ikramı bol, Heybetli, güçlü, besleyen Efendim Padişah hazretlerinindir.
1226 – ( 1811 )
Şavşat bölgesi arazilerinin tabii özelliklerinden faydalanmak suretiyle sabit amaçlı askeri kaleleri vardır. Bunlar yüksek kayalar üzerinde ulaşılması zor olan yerlere inşa edilmiştir. Ayrıca su ihtiyacını gidermek için nehir veya ırmak yakınlarını tercih etmişlerdir.
Şavşat bölgesinin sevk ve idaresinin stratejik önemi bulunan kale ; Satlel kalesidir. Bu kale bir ana kaya üzerine yerleştirilmiş iki ırmağın birleştiği noktada yer almıştır.Satlel Kalesinin nehir'e yakın oluşu dolayısıyla aynı amaç ve düşünce Ardanuç Sancağının Gehver Kalesi ve Artvin Livane Kalesi de yansıtmaktadır.
Şavşat/ Satlel Kalesi orta çağda 9.y.y.'dan 19.y.y.'a kadar kullanılmıştır. Ahıska ( Çıldır ) Atabeglerin ana kollarından biri Ardanuç Kalesidir. Şavşat kesimindeki Atabegler Ardanuç kesimindeki ana kola bağlıdır.
1585' de Ardanuç Sancak Beyi İskender Atabeg'dir. F. Mehmet Han Trabzon'u feth edip Karadeniz kıyılarını Osmanlı devletine kattıktan sonra ki yıllarda Şavşat'taki Atabegler kendi istekleriyle Osmanlı buyruğuna girdiler. İslâmlığı kabul ettiler Ardanuç Sancağından ayrıldılar.
Padişahın fermanıyla Şavşat ,Macahel ve Acara kesimlerine Yurtluk-Ocaklık verilerek Sancak Beylikleri oldular. 1587' de Macahel Sancağına Ahmet Atabeg 1589'da Şavşat Sancak Beyliğine Mahmut Atabeg getirildi.
Şavşat Sancağının askeri birlikleri sabit ve savunma amaçlı bir yönetim şekliyle idare edilirdi. Şavşat / Satlel Kalesi'nin surları,silindirik gövdeli olması, Şavşat'ın diğer kaleleri gibi birkaç kattan oluşan gözetleme kulesine önem verilmesi savunmak içindir.
Bu sabit ve savunma yönetim şeklinden Şavşat Sancağının Askerinin sevk ve idaresi başka bölgelerdeki Sancakların birleşmesiyle her an savaşa hazır, eğitimli saldırı amaçlı suvari birliği yönetim şekline geçişi olmuştur. Osmanlı Devletine ait Padişaha mahsus atlarının bakımı ve suvari birliğinin eğitimi önemsenmiştir.
1229 - 1814 Tarihli Ahıska buyrultusuna göre Atabek Mehmet Beğ Şavşat Sancağı Beyi idi. İmerev Sancağı Beyleri ise Dede Bey ve Osman Beyler idi. 1229 '1814 yılı sonunda Ahıska Valisi ( Himşiaşvili ) Hamşizade saadetlü Selim Paşa hazretlerine Padişah tarafından verilen emir gereği Şavşat Sancak Beyliğine Oğlu Abdullah ( Abdi ) Bey' in atanması ile Suvari Birliği yönetim şekline geçiş olmuştur.
1814 - 1815 yılları arası Kilise yakınında bir tavla-hane ( At ahırı ) ve Askeri birliğine ait bir konak ile Abdullah ( Abdi ) Bey’e ikamet edeceği iki katlı muhteşem bir konak yaptırılmıştır. Yeniden oluşturulmuş olan Şavşat Sancağı Suvari birliğine ( Himşiaşvili ) Hamşizade Saadetlü Selim Paşa emri ile Çıldır'dan Çıldır Ümerası olarak 29 yaşında İstab-l Âmir unvanıyla Şavşat'a gelerek Atabeylik yönetimine son verilmiştir.
( Himşiaşvili ) Hamşizade Abdullah ( Abdi / 1786 - 1859 ) Bey 47 yaşına kadar bu konaktan Şavşat Sancağının idaresini yürütmüştür. Konağından sevk ve idare ederken 1833 yılında da 7 katlı 40 odalı olan, top mazgalları ve zindanı bulunan bir Konak yaptırmıştır. Ayrıca ikamet ettiği Konak ve Kilise yakınında birde Medrese yaptırmıştır. İki katlı haremlik selamlık oturduğu konak ile Yönetim yaptığı Konak, Medresenin ön cephesinde büyük bir bahçesi olan envai tür meyve ağaçları vardır.
Şavşat Satlel Asker Konak XIX . y.y.'a ait olup dıştan kale görünümü vermekle birlikte yine nehir yakınına düzlük arazide yapılan bir yapıdır. Bu Askeri Konağın özelliği' Ocaklık ' sahibi olan yönetici sevk ve idareden sorumlu Sancak Beyi için inşa edilmiş olmasıdır. Satlel' de bu askeri Konağın yapılması, plan ve mekân olarak Kar-tavla (Kartavla) mevkisinin Suvari birliğine eğitim alanı olarak en uygun yer olmasından kaynaklanır.
Konak ve Medresenin arka cephesi Kar-tavla ( Kartavla ) mevkisidir. Etrafı dut ağaçlarıyla çevrili manzarası çok güzel bir eğitim alanı vardır. Abdullah ( Abdi ) Bey Kar-tavla mevkisi eğitim alanı bitişiğinde dere boyu vadisi ve bütün çevresini izlenebilir güzel manzaralı yerde de bir köşk yaptırmıştır.
Ruslar tarafından İki katlı Konak, Askeri yönetim yaptığı Konak ve Kilise yakınındaki Medrese ve Köşk yakılıp kül yığınına çevrilmiş yerleri halen belirgin olup temel taşlarına rastlanır. Şato harap olmuş virane şeklinde kalıntısı vardır. Kar-tavlada ki yanan Köşkün çevresindeki yaşlı dut ağaçları kesilmemişse halen mevcuttur. Bugün Kar-tavla mevkisinde, Suvari Birliğinin eğitim alanını üzerinde konut evleri var.
Satlel Mahalle sakinleri Kar-tavladaki Köşkün kalan dutlara, Köşkün dutları diye bilinir ve söylerler. Satlel Kilisenin ön cephesinden Şimdiki vakıfa ait olan yer ile Şavşat Tapu Kayıtlarında geçen Hamşizade Kâmil Paşa tarlası arasında kalan düzlük büyük tarla üzerinde tavla-hane ( At Ahırı ) ve askeri birliğin ikamet ettiği alandır. Şavşat Sancağı da diğer Artvin Sancağı, Ardanuç Sancağı ve Yusufeli Sancağı gibi merkezi Ahıska olan Çıldır eyaletine bağlı idi.
Osmanlı devleti vergileri kolay toplayabilmesi için Karadaniz bölgesinde 11 idari bölgesine ayırarak Beyliklere’ den vergiler alınıyordu. Bu beyliklerin Osmanlı devletine karşı ve kendi içlerinde de huzursuzluklar baş gösterdi.
Diğer taraftan bu zaman süresi içerisinde, Osmanlı devleti tarafından Divriği’de görevli olan Ahmet Paşa bir taraftan isyancılarla uğraşmak, bir taraftan da Veli Paşa ile uğraşmak durumunda kaldı.
Ahmet Paşa Çötelizade’yi tepeleyip idam ettirdikten sonra diğer isyancıları bastıramayıp pek başarılı olamayınca suçlanıp çok geçmeden yerine Mustafa Nuri Paşa Nuri Paşa’nın siyasi oyunu ise kendini kanıtlamak için Babıâli’den ferman isteyecek ve Ahmet Paşa’nın başını kesip İstanbul’a göndererek böylece çevrede etkinliğini ve itibarının artırmanın mücadelesini veriyor.
Yine Maraş, Antep, Kilis, Adana ve Payas’taki Aşiretin başı Meşhur ağca idi, Asi Hamut Paşa Kilis’i kana bularken, Küçük Ali oğlu Çukurova yollarını kesmiş Mora adlı azılı Şaki Malatya’yı haraca kesiyor. Sivas Eyaletinde ise Merzifon’dan Malatya sınırına kadar sayısız azılı eşkıyalar vardı. Yollarda güven yoktu. İhtiyar Cabbarzadenin denetimindeki Deliktaş menzili haydut yuvası olmuştu. Menzilci Hasan Kürtlerle anlaşarak yolcuları soyuyordu.
Anadolu’nun her yerinde asiler ve isyancılar türemiş bunlardan bilinen en etkin Sağlancalı Veli, Sancakoğlu Süleyman, Gelür Hasan Ağa, Kıllıoğlu Ömer, Küçük Alioğlu, Fettahoğlu Ağca Bey, Tuzcuoğlu Memiş, Dağdevirenoğlu, Şehbandaroğlu, Bulut Kaptan, Pazvandoğlu, Karaosmanoğlu gibi isimleri sayılamayacak kadar Anadolu derebeyleri. Ağaları ve Aşiretler var. Asilerin peşinden koşturan ve savaşan bir dürüst Paşa olmasına rağmen her zamanki gibi diğer Osmanlı Paşalarının fazla siyasi oyunları benimsemeyi yalan yanlış bilgiler türlü dolap oyunları var. Erzurum’a Baba İbrahim Pehlivan Paşa İstanbul’dan Veli Paşa’nın yakalanıp idamı isteği var.
Baba İbrahim Pehlivan Paşa’nın amacı öncelikle Merzifon dolayında bulunan azılı eşkıya Halil’i tepeleyip Akçadağ’a destekleyen nüfuzlu Kürt Aşiretlerini etkisiz hale getirmek için girişimlerde bulunuyor. Bu günlerde isyancılara karşı mücadele veren Ahmet Paşa ile Pehlivan Baba Paşa’nın aralarına sürtüşme devam ediyor Ahmet Paşa’nın siyasi bir politik oyunla azil edilmiş daha sonraları Ahmet Paşa’nın dürüstlüğünü geçte olsa Osmanlı devleti anlayınca Niğde’ye 1815 yılında Mutasarrıf olarak görevlendiriliyor.
Pehlivan Baba Paşa’nın da bazı efrat beylerini yanına getirtmesi bunların çoğundan kendisine bağlılık andı alması ve buna yanaşmayanların tutuklatması ise Aşiretler içerisinde tepkilere yol açmış, cesaretleri kırılmış dostluklar sarsılmış bağlılık andı içenlerin Akçadağ’daki yakınlarına zulüm etmeğe başlayıp bir Aşiret Beyinin oğlunu astırılmış. Öfke ve zulüm olayları günden güne artıyor. Halkın “Marta” (yiğit) dediği tüm gençleri toplanıyor, Bunların içinde yarı aç, yarı susuz günleri, kölelik yaptırılıyor. Dayak, hapis, hatta ırza tecavüz eksilmeyip günden güne bu olaylar artıyor. Kasımoğlu Alov, Çekov, Ferhat, Toska, Deli Emin... gibi aşiret sergerdeleri etkinlikleri gitgide artıyor.
Diğer taraftan yine Osmanlı Rus ve Gürcistanın durumu çıkmaza giriyor, Mühim noktalar ve mühim olaylar oluşuyor. İran ve Osmanlı savaşlarında o zamanlar küçük Asya’da yerleşen Kürt halkı arasında Osmanlı Hükümetinin nüfusunu gittikçe azalıyor. Bu savaşları takip eden zaman süresi içerisinde Erzurum seraskeri Pehlivan Baba Paşa müstakil hareket eden Kürt başkanlarının kendisine boyun eğmesini sağlamak için kuvvetlerini kullanmak zorunda kalıyor.
Ahıska Paşası Hamşizade Selim Paşanın Bütün ailesi ile bereber ve Malazgird hakimi olup Kürt ( Kars Kürtleri ) üzerinde büyük bir nüfuza sahip olan Kars Paşasının kardeşi Kare Beyin öldürülmesini istiyor. Daha sonra vaz geçiyor. Erzurum Seraskeri Baba Paşaya baş eğmeyen Beyazit Paşasını yola getirmek üzere büyük bir kuvvetle Beyazıt’a hareket eder. Beyazıt Paşası ise Nahçıvan ve Erivan hanlıklarından Hoy (Mako ) Kürtlerinden yardım alarak (12000 ) Kürt süvarisiyle düşmanı olan Baba Paşayı karşılıyor. Baba Paşa geri çekiliyor. Geri çekilirken Kars güzergahında bulunan Kürt köylerini tahrip ederek Kürtlerden bir çeşit intikam alıyor.
Bunca olayların olması Osmanlı devletini yıpratıcı çok acıklı oluşudur. Devletin önde gelen önemli Paşalarının pervasızca siyasi ve politik oyunlar içinde girdiler. Osmanlı Devleti birinin ardına ötekini takmakla zorla idare edip mansıbına sokulan asi ve soygunculardan eyalet yönetimine ve devlete bağlılıkla valilik istekleri içerisinde bulunmaları bütün bunlar Osmanlı devletini yönetimini sarstı. ( Emri altındakilere söz ve hürriyet hakkı tanımayan, ‘’Müstebid ‘’ özelliğinin zayıflaması sonucunda )Osmanlı paşaların çıkar ve menfaatleri yüzünden Osmanlı padişahına bilgilerin yalan ve yanlış gitmesi dönen siyasi politik oyunlar sonucunda bölgedeki adı geçen diğer paşalar ile Selim Paşa arasındaki husumetler ve kendi üzerinde oynanan oyunlar sonucunda Bağımsız Müsliman Gürcistan devletini kurma yolunda girdi.
1815 yılına kadar Hamşizade Ahmet Bey’in Babası ( Himşiaşivili ) Hamşizade Selim Paşa Osmanlı Devletinin yıllarca Ahıska Valiliğini yapmış Rusy'ya karşı büyük bir gücü idi. Osmanlı Devlet içindeki Paşaların iç isyanları çıkarması dolayısıyla Osmanlı Devletinin zayıflamasına neden olmuştur. Bu dönemde ( Himşiaşvili ) Hamşizade Selim Paşa Kafkasya da daha da güçlenmişti.
Kafkasya bölgesinde Hamşizade Selim Paşa' yı kıskanan, çekemeyen, birkaç Osmanlı Paşalarından biri de Atabek Şerif Paşa idi. Hamşizade Selim Paşa tarafından Kafkasya bölgesinde defalarca yenilgiye uğratılmıştı. Osmanlı Devleti tarafından ona Adana ve Karaisalı Valiliği verildiği halde o orda durmayıp tekrar kaçtı.
Yakalanınca Osmanlı Devleti onu yine geçmiş atalarının devlete yapmış olduğu hizmetlerinden dolayı yerinde rahat durabilmesi için Karadeniz Sevahili Seraskerliğini görevi verdi. O Rize' deki Recep Paşa ile diyalog kurarak sinsice planlar yaptı. Hamşizade Selim Paşa hakkında her türlü kötülükten geri kalmadı.
Yine bu tarihlerde Ardahan Bey'i Saro Han'ın Osmanlı Devletine vergi vermemekte ısrar etmektedir. Ayrıca halkı isyana teşvik eder. Bu haber İstanbul'a ulaşır. Osmanlı devleti bir ferman yazarak Himşiaşivili Selim Paşa'ya bildirir. Hamşizade Selim Paşa bu fermanla Saro Hanın askerleriyle savaşarak isyanı bastırır.
Bu başarısının üzerine savaşçılığı, deneyimi ve büyük cesareti, kuvveti gittikçe artmıştır. Yıllar sonra yine Ardahan da azılı derebeylerinden zorba Hamza Ali Bey Halka baskı yaparak Ağalardan haraç almaktadır. Himşiiaşivili Selim Paşanın hanımı Ardahan' a geldiğinde oranın Ağalarından birine misafir olarak davet edilmiştir.
Hamza Ali Bey, Ağanın hanesine gelmiş Selim Paşanın hanımına ahlaksızca davranışta bulunmuş bu durumun haberini alan Himşiaşivili Selim Paşa Hamza Ali Beyi tutuklatmış yanına getirttmiş. Hamza Ali Beye eğer bir kötülük yapmak istiyorsan benim kendime yap sana bir sene müddet veriyorum. Bir sene içinde senin kelleni alacağım diyerek kovmuştur.
Hamza Ali Bey huzursuzdur. Çocukları babasının bu huzursuzluğuna dayanamayarak bir plan hazırlarlar. Bu planlarına göre babası olan Hamza Ali Beyi halktan gizlerler Himşiaşivili Selim Paşanın Babasını tutuklatıp öldürüldüğünü ortalığa yayarlar. Selim Paşa kızdığı zaman o kişiyi mutlaka yok eyler. Bunu halk bildiği için bu duruma inanırlar. Hamza Ali Beyin çocukları bir kanlı gömlekle birlikte 2. Sultan Mahmut Han'a Babalarının Himşiaşivili Selim Paşa tarafından öldürüldüğünü şikâyet ederler. Sultan 2. Mahmut Han yanına Turan Mahmut Paşayı çağırtarak o Bölgeye tahkikat için görevlendirir.
Karadeniz Sevahili Seraskeri olan Atabek Şerif Paşa Karadeniz sahilinden geçmekte olan Turan Mahmut Paşa ile iletişim kurarak bu durumu fırsat bilip Turan Mahmut Paşayı kendisinde misafir ederek Himşiaşivili Selim Paşa hakkında kötü bilgiler verir. Atabek Şerif Paşa, Selim Paşadan intikam alma peşindedir. Onun için bir fırsat doğmuştur.
Bu durumlardan Selim Paşanın haberi olur. Gelişen olaylar neticesinde kendi ağzından bu olayların 2, Sultan Mahmut Handan dinlenmesi için talepte bulunarak halkın gerçeği öğrenip Padişaha sunulmak üzere kendine verilen mazbataları Padişaha gönderir.
Padişahtan kendisine cevap gelmeyince artık kendisinin büyük Gürcistanla ilgili düşünceleri oluşmuştur. Osmanlı devleti padişahı tarafından 1803' de Refet paşanın teklifi ile Yeniçeri askerlerinin Hamşizade Selim Paşaya gönderilmesini istemiş fakat başı bozuk olan bu yeniçeri askerlerini geri gönderilmiş idi. Refet paşa o tarihten beri Selim Paşa’ ya karşı kin beslemekteydi.
1815 yılında Erzurum Seraskeri Baba Paşaya baş eğmeyen Beyazit Paşasını yola getirmek üzere büyük bir kuvvetle Beyazıt'a hareket eder. Beyazıt Paşası ise Nahçıvan ve Erivan hanlıklarından Hoy (Mako ) Kürtlerinden yardım alarak (12000 ) Kürt süvarisiyle düşmanı olan Baba Paşayı karşılar. Baba Paşa geri çekilir. Geri çekilirken Kars güzergahın da bulunan Kürt köylerini tahrip ederek Kürtlerden bir çeşit intikam alır.
Geçmişte Pehlivan Baba Paşanın kini ve kızgınlığı ise Selim Paşanın Kürtler üzerinde büyük nüfüsa sahip olduğu halde Kars ve Beyazıt Paşasına karşı olmayıp çekimser kalmasıydı.
Hamşizade Selim Paşa Osmanlı devletince kafkasya bölgesinde görevlendirilmiş olan paşalardan hiç birisiyle anlaşamamış her birini Osmanlı devletine karşı pasif duruma düşürmüştü. Bunlardan Atabek Şerif Paşa, Reçep Paşa, Veysizade Emin Paşa, İbrahim Baba Paşa, Abaşidze Aslan Paşa, Ardahan Saro Hanı gibi her birinin geçmişte yaşanmış olaylardan dolayı intikamları vardı.
Hamşizade Selim Paşa kendi düzenli askerine ve halkına güveni tamdı. Bunlardan korkup çekinmiyordu. Bu Paşalar Osmanlı Devletine karşı Hamşizade Selim Paşa'yı isyan ettirme durumuna getirdiler. Bunun üzerine Hamşizade Selim Paşa Askeri gücü ve Halkına dayanarak Müslüman Gürcistan Devletini kurmak Lazistanı bu toprak sınırlarına katmayı ve Akdeniz Liman'a inmeyi planlıyordu.
Karadeniz Lazistan Beyliklerinin Gürcistan'la birleşmesi talepleri ve onların yoğun isteklerine sonucunda daha çok güçlü olabileceğine inandı. Güvendiği Karadeniz bölgesinin Laz Beyliklerinden destek gelmişti. Lazistan Beyliklerinin sözlerinde durmayışı ve ihanetlerinin sonucu Hamşizade Selim Paşa geriye dönüşü olmadı.
Osmanlı Devleti Selim Paşa'ya bir ferman gönderilerek İstanbul'a çağrıldı. Hamşizade Selim Paşa'nın bu fermandan haberi yoktu. Padişahın bu Fermanını Recep Paşa tarafından Rize de eline geçti. Fermanı gizletti. Atabek Şerif Paşa'ya söyledi. Hamşizade Selim Paşa ile hemen savaşa giriştiler. Diğer Osmanlı Paşalarının da bu yeni gelen fermandan haberleri yoktu.
Selim Paşa'nın Kalesine 40 Bin kişilik Orduyla üç kere saldırı yapıldı. Kaleyi bir türlü ele geçiremediler. Üstelik zayiat verilerek geri çekildiler. Hamşizade Selim Paşa'nın Kale Komutanı olan Kayın biraderi ise Atabeyler dendi. Kale dizdarı olan bu kayın biraderi Kale kapısının anahtarlarını Akrabası Atabek Şerif Paşa' ya gizlice gönderdi.
Kale dizdarının bu ihaneti üzerine Kale içten kuşatıldı. Cengaver Selim Paşa mazgal , mazgal dolaşarak askerlerine cesaretlerini onura edip güven telakisini verdikten sonra odasına çekilip savaş taktiklerini komutanlarına anlatı. Bedeni yorgun düşmüş olduğundan uyudu. Uyanıp gözlerini açtığında Paşaları etrafında sesizce oturuyorlarken gördü.
Kalenin içten feth edildiğini anladı. Selim Paşa yattığı yerden kalkarak oturduktan sonra oturan Paşalara bakarak; Sayın Paşalar hoş gelmişsiniz ama mertçe gelmemişsiniz, sizler beni yenemezdiniz de diyerek Kapının kenarında duran kayın biraderinin yanına yürüyüp onun omuz'una eliyle birkaç kez vurarak ihanetin bedeli sence ne olmalıdır kayınco dedi.
Hamşi zade Selim Paşa Cengaverlik elbiselerini değiştirip Tıraşını olduktan sonra Hanımından en değerli zümrüt taşını ve birde kıymetli yüzüğünü istedi. Hanımı Cariyelerine eyvah Paşamız hafızasını yitirdi galiba demesini duydu.
Hanımına; Hanım, Hanım, Ben Hafızamı yitirmedim. Padişah cellada sorar. Padişahlarımızın geleneğidir. Cellada sorulur ? Selim'in üzerinden ne çıktı diye ! İşte o zaman benim değerimi, kim olduğumu Padişahımız Sultan III Selim Han bilirdi. Mahmut Han Padişahımız da bilsin demiştir.
III. Selim devrinde nizam-ı cedidin anadolu' da ki karşılaştığı Sene 1220 (M. 1806)" yıllarında en güvendiği Valilerinden en başta Çıldır Valisi Selim Paşa idi. Nizam-ı Cedit'e karşı bir sevgisi olmayan Paşa 'yı durdurmak için, III. Selim'in Vezirine yazdığı hatt-ı hümayunda, Tayyar Paşa 'ya teveccühü olduğunu bildirmesini, her ikisinin birbirine düşmemesini, Cebbarzade' nin askeri Amasya yerine, kendi tarafından yazmasını belirtmesi meseleyi hal'letmemiştir.
Dört sene kadar süren Trabzon valiliği sırasında, "istiklâl ve istibdad" taraftarı olan Tayyar Paşa, Viranşehir voyvodası ve ayanı olan Hacı Ahmed oğlu ile diğer kaza ayanlarına mektuplar yazmıştı. 13 Safer 1220 (13.11.1806) da, Hacı Ahmet oğlu Esseyid İbrahim'e yazdığı mektub- da şöyle der: "....İrad-ı Cedit'i kaldırmak için Çıldır Valisi Selim Paşa Kars valisi Mehmet Paşa ve Bayezit mutasarrıfı Mahmut Paşa, Erzurum- Sivas eyaletleri birleşerek yüzbin kadar olacağız, evvelâ Cebbarzade Süley- man bey'e hücum edip, sonra da Irad-ı Cedit'i kaldıracağız" Halbuki, Cebbarzade Süleyman eskidenberi, Nizam-ı Cedit taraftarı- dır. III.Selim'in de bu konuda en çok güvendiği kimselerden biridir.III.Selim, Süleyman bey'e gönderdiği bir mektupta da, Osmanlı devletinin saygı duyulan önemli bir vali olduğundan bahsedildiğinin 2. Mahmut Padişahında bilmesi için söylemişti.
Osmanlı Devletinin Rusya'ya karşı savaşı ve hizmetleri olmuş olan Gürcistan'nın da sağlam temellerini atarak cesur ve cengaverliğin’den asla taviz vermeyip 3 Haziran 1815 yılında şehit oldu.
Ardanuç’ tan getirtilen bir Ermeni cellat’ ın Selim Paşa’ yı Giyotinle İdam edilişini canlandıran temsili tablo.
Bu olaydan sonra Padişahın Fermanı ortaya çıkınca, Ortalık karıştı. Baba İbrahim Paşa Eyvahh..!.diyerek Paşalar benim içim rahat değildi zaten ! huzursuzdum. Beni de kullanarak bu ihanetliğin içine soktunuz. Biz gerçekten Selim'i yenemezmişiz. Bu kalleşlik bana yakışmadı. Ben bu cengavere karşı ruhen yenildim. Bu olay benim çekeceğim en büyük azap olacaktır.
Pehlivan Paşa'nın bu konuşmaları üzerine kendi aralarında birbirlerine düştüler. Baba İbrahim Paşa ; Mahmut Turan Paşa'ya buraya teftiş için siz görevlendirilmiştiniz paşam . Siz bu olayları rapor edip engelliyecek yerine beni de alet edip ihanet ettiniz. Bu havalide Selim Paşa'ya kıyacak hiç kimse çıkamadı. Üstelik Ermeni Celladını Ardanuç'tan siz getirttirdiniz.
Şimdi Hamşizade Selim Paşan'nın kellesini ve Ermeni celladın'la birlikte İstanbul'a yine siz götüreceksiniz dedi.
Pehlivan Baba İbrahim Paşa İstanbul'a gizlice ivedili olarak Padişaha Selim Paşa hakkında Paşaların çekemediklerini Selim Paşa'nın siyasi ve politik bir oyuna düşürüldüğünü Turhan Paşa varmadan bildirdi .
Turan Paşa, Hamşizade Selim Paşa'nın kelesini Mahmut Han Padişaha sunduğunda Padişah ;
Selim Paşa'nın kellesine bakarak Mahmut Turan Paşa'ya.. Paşa, Paşa, Nasıl kıydın Selimime kıyılır mıydı bak bu kelleye. Yazık oldu Selimim sana. Ermeni Cellat serbest bırakılsın. Turan Paşa'nın kelesi alınsın. Diğer Paşaların soruşturulması yapılsın suçlu bulunanlara azil-name emri yazılsın dedi.
Selim Paşa'nın oğullarından Şavşat sancak Beği Abdi / Abdullah Beg Ardanuçlu Ermeni Celletini yok eyledi. Diğer Kardeşleri'den Ahmet Paşa ve Kör Hüseyin Beg / Paşa Babalarının intikamını Şerif Paşa'dan oğlundan aldılar. Atabek Şerif Paşa'nın oğlu olan Osmanlı sarayında kapıcı başı idi. Onlarda Said Atabek 1248 ( 1831 / 33 ) haksız yere yok eyleyerek acılarını dindirdiler.
Okulda Khulo Milli Hero adı verildi
Köyün devlet okulu Bako Khulo bölgenin ulusal kahraman adı Selim Khimshiashvili verildi.
Meclis Başkan Yardımcısı Anzor Bolkvadze Selimoba ( Himşiaşivili Selim Paşa ) nın Bayram kutlamasına katıldı.
Selim Khimshiashvili bir Acara bölgesinde etkili soyadı bir temsilcisi oldu ve o Osmanlı İmparatorluğu üzerinde büyük bir otorite vardı. 1802 yılında Osmanlı İmparatoru Bakanı (Paşa) Rusya of sonrası Osmanlı İşleri onu atadı. Selim Khimshiashvili güney katılmak için mücadele-batı Gürcistan bu Ottomia sınırlarını kendi anavatanlarına oldu.
Ölüm yıldönümü 1815 olup her yıl 03. Haziran ayında Osmanlı İmparatorluğu tarafından başı kesilen Selim Paşa ( Selimoba )’ nın her yıl anılarak kutlanmaktadır. Anzor Bolkvadze belirtti: "Bu Khulo bölgede iki yüzyıl sonra herkes" kahraman onun vatanı için kendisini feda etmiş adını hatırlıyor gurur duyuyorum.
Acara Özerk Cumhuriyeti Hükümet Başkanı Levan Varşalomidze ile Khulo alan nüfusu ile bir araya geldi.
Khikhani geçit nüfusu ile toplantıda, Levan Varşalomidze ailelerin sorunları ile çığ riski bölgelerde yaşayan ilgi var.
Başkan Acara hükümetinin köy destek programı ilgi var. Olarak, değirmen köylerde inşa bu program çerçevesinde bulundu.
Levan Varşalomidze hangi Khulo alan her yıl 3 Haziran'da kutlanmaktadır Selimoba tatil, bir kutlama katıldı. Bu rakam kamu anısına Selim Khimshiashvili kurulan özgün ulusal tatil.
Ulusal Kahraman’ın kutlanması.
Batum Devlet Üniversitesi Haziran 3 turist örgütü "Unitour" işleyen, Nigazeuli, Shuakhevi Belediyesi sakinleri günü, CHF ve Turizm Bakanlığı ve Resorts temsilcileri Selimoba resmi tatil yaptı.
İş temsilcileri, Turizm kuruluşları, Devlet, Üniversite ve Oteller bu etkinliğe katıldı. Amacıyla onların onur ve saygı ifade Davet edilen konuklar Selim Khimshiashvili mezarını ziyaret etti.
Yerel süt ürünleri de Nigazeuli konut ve turizm acentelerinin sahibi arasında yuvarlak masa yapıldı Sonra sergi-ticaret. Bu toplantının amacı ve tarih, doğa ve köy turizm olanakları tanıdığı için eko veya agro turizmin gelişmesi için gelecek planları yapmaktı. Festival halk grubunun performansı ile sona erdi.
.
SELİM HAMŞİAŞİVİLİ ( HAMŞİZADE )
Bir gün Hihan kalesine çıktım nasılsa
Hava Tanrısal güzellikte
Birden geçmişi yaşıyorum sandım
Bu duygularla yaklaştım yaklaştım
Hayır yaklaşamadım
Yumuşattım granit kayaları
Dillendim çocuklar gibi
Yeni hecelemeye başlamış gibi
İşte Selim burada yardı çemberi
Ne çare ki hainler sattı kandisini
Dediki “ Kötü geleceğe yeğlerim ölümü “
Bako köyünde elleri bağlı
Kesildi başı
Alındı parmağından yüzükleri
Sabah karısından isterken “ Bulunsun bunlar üstümde bir şey yokmuş sanmasın cellet “ demişti
İniş güneş renginde
Kanı çayırlara akıyor
Yurdu için can verdi
Tüm Bako Selime bakıyor
İşte bu kalenin yanında
Bu kapının eşiğinde işte
Durup boş dar yolları gözlüyorum
Seni nasıl düşündüysem Selim
Öyle canlandırıyorum
.
Şiir' in çevirisini ünlü Roman üstadı olan Almanya ‘ da Fakir Baykurt tarafından yapılmıştır.
.
Selim Hamşiaşivili ( Hamşizade ) 1755- 1815 şimdiki Acara Muhtar Cumhuriyetini olduğu yerlerde özel yönetim kurulmuş. Gürcü kahramanı zamanın Osmanlı Padişahı kendisine üç tuğlu Hilatlık Paşalık verimiştir.
.
Feridon Halşavi : Hamşizade Selim için bir oyundan yazılmıştır. “ Bu gün , bu ülke için unutulmayan “ adalı eserden alınmıştır. Bu eser Batum veTifliste dir.
.
SELİM PAŞA’ NIN


Mekanı, Acaristan, Abdullah Hamşa Han’ın
Güney Kafkasya’ya yayılmış adın ve şan’ın
Kafkasya kartalı olmuştu Osmanlı Padişahın
Gürcistan tarihinde anılan Selim Paşa’nın.

İnliyordu Kafkaslar Kılıç, nara seslerinden
Selim cengaver Uygur Hamşiler neslinden
Unvanı, Şöhreti, Namı yayılmış Acara’dan
Veziri azam Ahıska Valisi Selim Paşa’nın.

Ahıska’da soylu Atabeyler birbirine düşmüş
Dere Beyleri birbirlerine girmişler tutuşmuş
Atabeyler Beyi Şerif Paşayı oradan sürmüş
Planında hep Lazistan idi Selim Paşa’nın.

Osmanlı devletinin içinde iç isyanlar başladı
Paşalar birbirine girdi, Valilerin isteği başladı
Sadık olan Paşalara ihanetlik edilip dışlandı
Sınırını çizip başkaldıran Selim Paşa’nın.

Padişah Paşaları taltiflendirip Valilik verdirdi
Oyuna geldi dost Paşaları de düşman edindi
Osmanlı Padişahın, Rusya’ya karşı gücü idi
Geriye dönüşü olamazdı Selim Paşa’nın.

Tamara’nın kültürünü de inancını da yaşattı
Hırıstıyanı, Müslümandan ayırmadı kardeşti
Hirhati kalesinde Kafkas Türk’ü için savaştı
Bu kaleye çıkan adını anar Selim Paşa’nın.

Merkezi Gürcistan, Başkent Ahıska olacaktı
Müslüman Kafkasya birliği Devleti kuracaktı
Güneş gibi Kafdağından Akdenize doğacaktı
Ülkesi için ihanete uğramış Selim Paşa’nın.

Her kim çıkarsa bu kaleye, akar göz yaşları
Bu ülke için her kim vermişse, yüce başları
Kafkasya’dan Ak Denize idi, onun bakışları
Kesildi bu ülke için kellesi, Selim Paşa’nın.

Zafer ŞENOL
OSMANLI ÜZGÜN SELİM PAŞA


Acara’da bir yiğit türemiş Abdullah Handan
Soyu Büyük Hamşizade Beyler Ocağından
Vardır Ormanlı Devleti paşalık Fermanından
Ferman padişahın Acara senin Selim Paşa


Atadan aile dostuydu Abaşidze Aslan Paşa
Paşa’nın hizmetçisine espiri yapmış bu Paşa
Hanım kıskanç, çağırmış evine atmış ataşa
Aslan Paşa’yı vurdurdu üzgündür Selim Paşa


Athsver’ in etkin ve zengin meşhur ağasını
Vale’ nin azılı olan iki eşkıya kardeşlerini
Erzurumlu Osefa’ nın da kellesini uçurmuş
Şakarişviliyi boğdurmuş zalim Selim Paşa.


İmereti Kralı olan ikinci Salomon’ nun da
Tahtına tekrar geri verilmesi hususu için
Rus baskılarından onu kurtaracağına dair
Kesin yardım sözü verdi koruyan Selim Paşa.


Faş kalesinide Ruslar’ın elinden almak için
Erzurum, Diyarbekir, Harput, Erzincan’dan
Çok sayıda askeri kuvvet toplandı oralardan
Çıldır Valisi emrine aldı Heybetlü Selim Paşa.


Atabek Şerif Paşa’ nın kişisel kinin yüzünden
Eskiden beri savaşlardaki hep yenilgilerinden
Guryal isimli azılı reise istemişti o sergendarlık
Ordusunu Acara’ ya çekti tedbirliydi Selim Paşa.


Kalleşçe siyasi politik oyunlar oynuyanlardan
Esat Paşa, Refet Paşa, Atabek Şerif Paş
Ardahan Sarohanı Zaralı zade Recep Paşa
Vesizade Emin Paşa Mükerremdür Selim Paşa.


İdam fermanını çıkarttırmış Atabek Şerif Paşa
Oyuna getirdiler seni de yiğit Hey Baba Paşa
İkinci Ferman geldi, Rize’de gizletti, Refet Paşa
Savaş dursun saraya gelsin saadetlû Selim Paşa.


Gürcistan Hanlar Hanı Himşia Bey oymağından
Korku salıyordun Rusyasından ve İranından
Bilemezdin ki Osmanlının pervasız paşalarından
Osmanlı’ya düşman ettiler seni büyük Selim Paşa.


Osmalnlıdan üç tuğ almıştın Ahıska’ya oldun vali
On beş yıl sabır ettin en sonunda verdin bu kararı
Dedin ki; Bu kalleş kötü geleceğe yeğlerim ölümü
Gürcistan’ın bağımsızlığını ilan etmiş, cesur Selim Paşa.


Çok çemberler yarmıştın ama Bako’da satıldın bu kerre
Hirhati Kalesinde çıkardın rütbelerini vurdun sen yere
Haber salmıştın kardeş Lazistan Ağalarına, Beylerine
Gelmediler; yurdun için asıldın begler beyi Selim Paşa


Parmağındaki yüzüğü paha biçilmez o zümrütün ile
Kesildi kondu bir sanduka içinde ballı kıllı bir çuvala
Getirdi cellet, sundu ferman buyuran yüce padişaha
Paşalarım, nasıl kıydık bu kelleye, yazık ettik Selim Paşa.


Zafer ŞENOL

ZAFER ŞENOL

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Mart 2010 )
 
< Önceki   Sonraki >
Görünümler

Misyonumuz
Yapmış olduğumuz bu web sitesi soyumuzu, araştırmak ve mevcut araştırma içerisinde birlik ve dayanışmayı sağlamak ve her türlü akrabalık bağlarını kuvvetli bir şekilde güçlendirmeye çalışmaktır. Soyumuzu, 1399 ve evveli yıllarından Himşia Beyden sonra devan eden nesilden başlatılarak günümüze kadar gelen ve Himşia Bey’in türemelerin’ den olup bir kolu da Kırım’ dan dünyaya yayılmış olan tüm insanları kapsamaktadır. Sitemizde özellikle siyasi ve politik bağlamda kesinlikle hiçbir ayrım yapmamak koşulu vardır. Ayrıca görüşü ne olursa olsun bizim için akrabalık ön plandadır. Nasıl ki devletler geçmiş tarihleriyle anılıp geleceğe hedeflerini belirlerken, insanlarda ailelerinin geçmişiyle övünerek mutluluklarını artırarak onlara layık olmak isterler. Tarihimizde Türk devletleri kurulmuş ve yıkılmıştır. Yeni devletler kurulmuştur. Geçmişten ünleri kalmıştır. Çağımızda da soyluluk bir ünden başka bir şey değildir. Artık elde kalan mevcut verilerle tarihi olayların geçtiği savaşların olduğu yerler, mekânlar, tarihi eserler ve bu savaşlarda önemli şahsiyetler unutulmamalı ve gelecekte değerlendirilmelidir. Bu gün tarihimize sahip çıkamamanın üzüntüsünün bir gerçeğini yaşamaktayız. Güney Kafkasya Bölgesinde ( Acaris’tan ) ‘ın soylu tarihi derinliği olan Khımchıeff / Khimshiashvili / Himşiaşvili / Hamcuoğlu / Hamşuoğlu / Hamşizadeler / Hamşioğulları’nın şahsiyetleri zamanımızda giderek unutulmak üzereyken Şavşat / Satlel sancak merkezinin yönetim yeri de siyasi nedenlerle de silinme durumuna getirilmiştir. Tarihten Hamşiler / Hamcuoğlu / Hamşuoğulları / Khamşioğulları - Sa – atabago / Atabeyler - Abaşidzeler – Cordanidzeler / Cordanoğulları – Bajanidzeler / Bejanoğulları akraba bağlılığı olan bu soylu aileler hakkında Rusya, Gürcistan, Azerbaycan ve bölgemizin yerel tarihçileri tarından bilinmektedir. Bu bağlamda ailelerin mensupları birbirlerini tanımak ve tanışmak amacında olmalıdır. Sülalemiz içerisinde büyüklerimize saygılı olmak şartıyla tüm aile bireylerine aynı muamele ile davranılacaktır. Paylaşılan üzüntü azalır, paylaşılan mutluluk artar sözünden yola çıkıp bu ilke doğrultusunda ölüm, hastalık, kaza haberlerin üzüntüsünü paylaşmak. Evlilik, doğum, sünnet vs. gibi haberleri duyurarak mutluluğu artırmak olacaktır. Bunun yanında elinizde bulunan kaynakları tanıtmak, aileden gelen geleneksel bilgileri ve aile resimlerini yayınlamak, memleketle ilgili resim ve videolarınız, anı ve hatıralarımız paylaşmak akrabalarımızın işleriyle ilgili reklâm vs tanıtımları olacaktır.
Vizyonumuz
Hamşioğlu Ailesi olarak; Hamşioğullarına yakışır örnek aileler olmaya devam etmektir...
Seceremiz
Seceremizi gösteren Excel formatında bir soyağacı hazırladık. Umarız herkes kendisinden bir parçayı bu çizelgede bulacaktır. Secere dosyamızı indirmek için
buraya tıklayınız.
Önemli Duyuru

Tarihimizden Portreler Resimleri Hakkında Önemli Duyuru: Tarihte Hamşioğulları Kitabı Yazarı :(Ahmet ACAR) HAMŞİOĞLU 
 (Enver ACAR) HAMŞİOĞLU
Aytekin HAMŞİOĞLU ve eşi Fikriye HAMŞİOĞLU
Tuğrul ŞENOL ve eşi Nigar ŞENOL HAMŞİOĞLU
 ve Zekeriya HAMŞİOĞLU arşivlerinden alınmıştır.

Reklam Alanı

Faydalı Linkler